Dijital Etki Makinesi

Yıllardır insanları bir platformda buluşturarak dünyayı daha iyi bir yer haline getirdiğini iddia eden Facebook, Myanmar’daki şiddet olaylarındaki rolünü kabul etti. Facebook’un ürün yöneticilerinden Alex Warofka, 5 Kasım’da yaptığı bir konuşmada Facebook’un Myanmar’daki rolünü araştıran BSR’nin [1] (Business for Social Responsibility – Sosyal Sorumluluk için İş) hazırladığı rapora (https://www.ohchr.org/Documents/HRBodies/HRCouncil/FFM-Myanmar/A_HRC_39_CRP.2.docx) atıfta bulunarak, platformlarının bölünmeyi ve çevrimdışı şiddeti teşvik etmek için kullanıldığını, bunu önlemek için daha çok şey yapabilecekleri ve yapmaları gerektiğini söyledi. Warofka, yıl boyunca bu konuda büyük yatırımlar yaptıklarını, BSR’nin raporunun da doğru yolda olduklarını gösterdiğini söyledi. Raporda, Facebook’un dijital teknolojilerle henüz yeni tanışan bir ülkeye adım atarken on yıllardır devam eden baskının ve toplumsal bölünmelerin bilincinde olmadığına dikkat çekilmiş (https://newsroom.fb.com/news/2018/11/myanmar-hria/).

Devamını Oku →

Benim Bedenim, Benim Verim

Frederick Winslow Taylor, 1856 yılında Philadelphia’da, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Harvard Üniversitesi’ne girerek babası gibi bir avukat olmayı planlıyordu. 1874’te Harvard’a giriş sınavlarını başarıyla geçmesine karşın gözlerindeki sorun nedeniyle okulu bırakmak zorunda kaldı ve okumanın daha az önemli olduğu bir kariyere yönelerek aile dostlarına ait bir atölyede çıraklığa başladı. Dört yıllık çıraklık eğitimin sonunda işçi olarak girdiği Midvale Steelworks şirketinde hızla yükselerek sırasıyla zaman denetçisi, makinist, takım şefi, ustabaşı, yardımcı mühendis ve başmühendis pozisyonlarına getirildi. Bu hızlı yükselişte, Taylor’un yeteneklerinin yanında Midvale Steelworks’un ortaklarından ve yöneticilerinden Edward Clark’ın oğlunun Taylor’un kız kardeşiyle evli olmasının da payı olmuş olabilir. Ama son tahlilde Taylor, kapitalist işletmedeki akılcılaştırmayı gerçekleştiren başarılı bir mühendisti.

Devamını Oku →

Teknoloji, Demokrasi İçin Bir Tehdit Mi?

MIT Technology Review dergisinin Ocak 2013 sayısı, “Büyük Veri Siyaseti Kurtaracak” kapağıyla çıkmıştı. Bilişim teknolojilerinin Obama’nın seçim zaferindeki payı ve Arap Baharı sonrası hala canlılığını koruyan sosyal medya platformları siyasette yeni bir dönemin habercisi olarak karşılanıyordu. İnsanlar akıllı telefonlarındaki kameralarla yaşadıkları veya tanık oldukları olayları kaydediyor ve anında tüm dünyayla paylaşıyordu. Ana akım medyanın görmediği veya göstermediği gelişmeler sosyal medyada hızla yayılıyordu. Ayrıca sosyal medya, muhaliflere yalnız olmadıklarını hissettiriyor ve muhalifler birbirlerinden güç alarak kentlerin meydanlarına akıyordu. Dünya, sosyal medyanın yardımıyla örgütlenen ayaklanmalarla sarsılırken Silikon Vadisi, dünyayı daha demokratik bir hale getirebilecek bir güce sahip olduğuna yürekten inandığı gibi insanları buna inandırabiliyordu.

Devamını Oku →

Eşitsizliğin Otomasyonu

En son, 1990 Dünya Kupası’nda oynanan maçları seyretmiştim. “Yapay öğrenme, Dünya Kupası’nın Kazananı Tahmin Etti” (https://www.technologyreview.com/s/611397/machine-learning-predicts-world-cup-winner/) haberini okuyana kadar bu yılki Dünya Kupası maçlarını seyretmeye de niyetim yoktu. İnsanın yaptığı herhangi bir işi ondan daha iyi yapan yapay zeka çalışmaları hakkında bir haber okusam çok önemsemez, “doğrudur, yapabilir” der, geçerdim. Fakat bu haber biraz Laplace’ın cinini anımsatıyordu.

Devamını Oku →

GDPR: Kişisel Verilerin Korunmasında Yeni Dönem

GDPR (General Data Protection Regulation – Genel Veri Koruma Tüzüğü) 25 Mayıs 2018’de Avrupa Birliği’nde yürürlüğe girdi. GDPR, bireylerin kendi haklarında toplanan ve paylaşılan veriler üzerinde daha çok kontrol sahibi olabilmesini hedefliyor ve kullanıcılara yeni haklar tanıyor. GDPR’ye uygun hareket etmeyen şirketleri ise ağır cezalar bekliyor. Bu nedenle GDPR, bugüne kadarki en güçlü dijital mahremiyet hakları koruyucusu olarak nitelendiriliyor. GDPR, ilk başta sadece AB vatandaşlarını ilgilendiriyormuş gibi görünmesine karşın internetin sınırsız doğası nedeniyle AB sınırları dışındaki internet kullanıcıları da GDPR’nin getirilerinden yararlanacak. Ayrıca başka ülkeler de GDPR’yi örnek alan kanunlar hazırlıyorlar.

Devamını Oku →

Platform Kapitalizminden Platform Kooperatiflerine

ABD’de üç siyah kadın, Airbnb aracılığıyla kiraladıkları evden çıkar ve bavullarını arabalarına yerleştirirler. Tam bu sırada etrafları polislerce sarılır ve ellerini havaya kaldırmaları istenir. Kadınları uzaktan izleyen bir komşu, beyazların yaşadığı bir mahallede daha önce hiç görmediği bavullu siyah kadınların hırsızlık yaptığından şüphelenmiş ve 911’i aramıştır. Kadınlar, polislerin amirine durumu açıklamaya çalışırlar ve Airbnb rezervasyon belgelerini gösterirler. Daha önce Airbnb’yi duymamış olan amir, kadınlara inanmaz. Ev sahibini arar. Fakat telefonda doğru kişiyle görüştüğünden emin olamadığı için ev sahibi gelene kadar kadınlar alıkonulurlar. Basit bir yanlış anlama gibi görünebilir ama olayın mağdurlarından Kelly Fyffe-Marshall’ın belirttiği gibi geçen yıl ABD’de benzer sorunlarla karşılaşan 700 insan, evine sağ dönememiştir (https://www.washingtonpost.com/news/business/wp/2018/05/08/a-woman-called-911-about-burglars-at-her-neighhors-house-they-were-black-airbnb-guests/).

Devamını Oku →

Facebook’tan Uber’e Dijital Ekonomi

Cambridge Analytica adlı veri analiz şirketinin milyonlarca Facebook kullanıcısının özel verilerine ulaştığı ve bu bilgilerle ABD seçmeninin davranışlarını etkilediği daha önce de konuşuluyordu. Ama geçtiğimiz günlerde bu skandalın ayrıntılarını da öğrendik. Mark Zuckerberg, 21 Mart’ta yaptığı açıklamada (https://www.facebook.com/zuck/posts/10104712037900071) ve ABD Senatosu’nda verdiği ifadede hatalarını kabul etmekle beraber bir mağduriyet portresi çizmeye çalıştı. Cambridge Analytica, Facebook’la yaptığı sözleşmeyi ihlal etmişti. Bu gibi sorunların tekrar yaşanmaması için gerekli önlemler alınacaktı. Ama sorun ya Cambridge Analytica değil de buna zemin hazırlayan dijital ekonomiyse?

Devamını Oku →

Algoritmalar Neden Önemlidir?

Son zamanlarda algoritma sözcüğüne haberlerde daha sık rastlıyoruz. Haber sitelerinde algoritma kelimesini (bkz https://www.ntv.com.tr/ara?q=algoritma) arattığımızda çok sayıda güncel haber listeleniyor. “WhatsApp, ‘herkesten sil’ özelliğini değiştirdi”  (https://bit.ly/2Dm4p84) haberinde yeni algoritmayla “atılan mesajı silme” özelliğinin çalışma prensibinin değiştiği; “Pelikan yuvadan uçmaya hazırlanıyor” (https://bit.ly/2oOGYjg) haberinde Meteksan Savunma’nın geliştirdiği Pelikan Güdümlü Mermi Simülatörü’nün kullanıcıya farklı algoritma ve parametreleri deneyebilme imkanı verdiği; “Facebook kaç paranız olduğunu bilecek” (https://bit.ly/2ovrPmL) haberindeyse Facebook’un satın aldığı yeni algoritma anlatılıyor.

Devamını Oku →

Teknoloji Mitleri

Her 100 metrede bir polis gözetleme binasının önünden geçiyorsunuz. Cadde köşelerine ve elektrik direklerine yerleştirilen kameralar yüzünüzü algılıyor ve hareketlerinizi takip ediyor. Farklı kontrol noktalarında polis memurları kimlik kartlarınızı, irisinizi ve telefonunuzun içeriğini tarıyor. Süper market ve bankalarda yeniden taranıyorsunuz. Çantanız x ışını cihazından geçerken polisler ellerindeki çubuklarla üstünüzü arıyor. Bu uygulama, özellikle belirli bir etnik gruba üyeyseniz geçerli. Biyometrik verileriniz, veritabanlarındaki kimlik bilgileriniz ile eşleştirildikten sonra güvenilir, normal ve tehlikeli olarak sınıflandırılıyorsunuz. Müze ve alışveriş merkezi gibi yerlere girişiniz, otellerde konaklamanız, yakıt almanız, bir apartman dairesini kiralamanız veya iş başvurunuz bu sınıflandırmaya göre değerlendiriliyor (https://www.nytimes.com/2018/02/03/opinion/sunday/china-surveillance-state-uighurs.html ve https://www.bloomberg.com/news/articles/2018-01-17/china-said-to-test-facial-recognition-fence-in-muslim-heavy-area).

Devamını Oku →

Ağ Tarafsızlığı ve Tekelleşme

2016’nın sonunda FCC (Federal Communications Commission – ABD Federal İletişim Komisyonu) üyesi Ajit Pai, ağ tarafsızlığının (net neutrality) ortadan kalkmasına sayılı günler kaldığını duyurmuştu. Donald Trump’ın 2012’den beri FCC üyesi olan Pai’yi 2017’nin Ocak ayında FCC Başkanı olarak atamasıyla beraber ağ tarafsızlığı tartışması yeniden alevlendi. Aralık ayında da üç Cumhuriyetçi ve iki Demokrat üyeden oluşan FCC, Cumhuriyetçi üyelerin desteğiyle Obama döneminin ağ tarafsızlığı ilkelerinin yürürlükten kaldırılması için harekete geçti.

Hatırlanacağı üzere 2015’te FCC önce interneti daha az düzenlenen enformasyon hizmetleri sınıfından çıkararak daha katı düzenlenen telekomünikasyon hizmetleri sınıfı altına almış daha sonra da hem sabit hem de mobil geniş bant hizmetleri için geçerli olacak Açık İnternet İlkeleri’ni ilan etmişti. Açık İnternet İlkeri’ne göre geniş bant sağlayıcıların,

  • yasal içeriklere, uygulamalara, hizmetlere ve zararsız cihazlara erişimi engellemesi,
  • yasal internet trafiğine içerik, uygulama, hizmet ve cihaz temelinde müdahale etmesi,
  • ödemeyle bazı trafiği önceliklendiremesi

yasaklanıyordu.

Devamını Oku →