Yapay Zekâ ve Savaş

2 Ağustos 1990 tarihinde Irak, Kuveyt’i işgal ederek burayı kendi eyaleti ilan etmişti. 1991’in başında ise ABD ve müttefiklerinin Irak’a saldırıları başlamıştı. Irak, ABD’nin bölgedeki müttefikleri İsrail ve Suudi Arabistan’a Scud füzeleri ve onun geliştirilmiş versiyonlarını atıyor, bu ülkeler de Patriot füzeleriyle kendilerini korumaya çalışıyordu. Bununla birlikte, Scud-Patriot mücadelesinin ötesinde, Sovyetler Birliği’nin çözülüşünden sonra tek kutuplu dünyada ABD, yüksek teknolojisiyle adeta bir güç gösterisi yapıyordu. Artık akıllı bombalar, gece görüş ve kızılötesi sistemler, radar, GPS ve uydu gibi modern askeri teknolojilerin yoğun olarak kullanılacağı yeni bir dönem başlıyordu.

Devamını oku

Yapay Zekâ Önce Kendini Evlatlarını mı Yiyecek?

Üretken yapay zekânın yetenekleri hâlâ belirli sınırlara sahiptir ve yazılım geliştirme süreci, yüksek vasıflı bir iş gücüne ihtiyaç duymaya devam etmektedir. Kodlamanın otomasyonu operasyonel süreçleri hızlandırsa da hataları ayıklamak, çıktıları stratejik olarak yönlendirmek ve yüksek riskli ortamlarda yapay zekâyı denetlemek için insan becerisi vazgeçilmezdir. Ancak bu araçların yoğun kullanımının profesyonel geliştiricilerin yetkinlik gelişimini (vasıf kaybı/kazanımı) uzun vadede nasıl etkileyeceği, günümüzün en kritik tartışma konularından birini oluşturmaktadır.

Devamını oku

Yapay Genel Zekâ

Yapay genel zekâ, tekil görevlerle sınırlı olmayan; öğrenme ve problem çözme yetilerini farklı bağlamlara genelleyebilen bir zekâ düzeyini ifade eder. Bu yönüyle, sadece belirli görevler için tasarlanmış dar kapsamlı yapay zekâ sistemlerinden ayrışır. Günümüzde yapay genel zekâ olarak nitelendirilebilecek bir yapay zekâ sistemi henüz mevcut değil; hatta bunun hiçbir zaman gerçekleştirilemeyeceğini ileri sürenler de var. Bununla birlikte, son yıllarda büyük dil modellerindeki hızlı ilerlemeler ve üretken yapay zekâ uygulamalarının toplumun geniş kesimlerince yaygın biçimde kullanılması, yapay genel zekâya ilişkin beklentilerin artmasına yol açtı.

Devamını oku

Gençlik, Gelecek…

Üretken yapay zekânın şirketlerdeki giriş seviyesi pozisyonları önemli ölçüde azaltabileceğine dair uyarılar artıyor. Ancak bazı şirketler, genç çalışanları işgücü havuzunun dışında bırakmanın uzun vadede sürdürülebilir bir strateji olmadığını düşünüyor. IBM İnsan Kaynakları yöneticisi Nickle LaMoreaux da bugün yapılan giriş seviyesi işe alımların şirketlerin birkaç yıl sonraki başarısında belirleyici olacağını vurguluyor:https://fortune.com/2026/02/13/tech-giant-ibm-tripling-gen-z-entry-level-hiring-according-to-chro-rewriting-jobs-ai-era/ Öğrencilere staj imkânı sunmak ve yeni mezunları istihdam etmek, ülkenin geleceği açısından da stratejik bir önem taşıyor.

Devamını oku

Yuval Harari’nin Davos Konuşması

Yuval Harari’nin Davos konuşması, kitaplarını okuyanlar için sürpriz olmadı. Kitaplarında ele aldığı konuları ve tarih yaklaşımını bu kez yapay zekâ çerçevesinde tekrar etti. Konuşmanın en sorunlu yanı ise yapay zekâyı sanki kendi başına hareket eden tarihsel bir güçmüş gibi sunmasıydı.Virginia Dignum’un vurguladığı gibi, günümüz yapay zekâ sistemleri ekonomik ve siyasi yapılar içine yerleştirilmiş, insanlar tarafından tasarlanmış araçlardır. Buna karşın medyada sürekli bir kaçınılmazlık vurgusu yapılıyor ve “yapay zekâ uzmanları” geride kalma korkusunu körüklüyor. Sonuç olarak yapay zekâ, kerameti kendinden menkul bir güç gibi sunuluyor.Oysa yapay zekâ, kendiliğinden başımıza gelen bir olay değil; günümüzde doğrudan büyük teknoloji şirketleri ve sınırlı sayıda

Devamını oku

Yapay Zeka İş Yükünü Azaltmıyor, Aksine Yoğunlaştırıyor

Harvard Business Review’da yayımlanan makaleye göre, üretken yapay zekâ iş yükünü hafifletmek bir yana işi daha da yoğunlaştırıyor. Bu yoğunlaşma süreci üç ana biçimde karşımıza çıkıyor: Görev Kapsamının Genişlemesi: Üretken YZ, çalışanların bilgi eksikliklerini hızla giderdiği için kişilerin normalde başkalarına ait olan sorumlulukları da üstlenmesine yol açıyor. Bu durum, roller arasındaki sınırların belirsizleşmesine neden oluyor. İş ve Özel Yaşam Sınırlarının Bulanıklaşması: Bu sistemlerle etkileşim kurmak, resmi bir görevden ziyade doğal bir sohbet gibi hissettiriyor. Bu durum doğal molaları azaltırken, işin sabahın erken saatlerine veya akşam geç vakitlere herhangi bir kasıt olmaksızın sarkmasına neden oluyor. Çoklu Görev (Multitasking) Baskısı: Üretken YZ,

Devamını oku

Üretken Yapay Zekâ Desteği, Kodlama Becerilerini Nasıl Etkiliyor?

Üretken yapay zekâ araçlarının yazılım geliştirme süreçlerine etkisi tartışılırken genellikle geliştiricilerin bu araçlarla ortaya koydukları kodlara odaklanılıyor. Kodun kalitesi ve güvenirliği tartışılıyor. Oysa insanın teknolojiyle ilişkisi tek yönlü değil. Üretken yapay zekâ araçlarını kullanarak yazılım üreten geliştiriciler bu süreçte kendilerini de yeniden üretiyorlar. Bu yeniden üretim sürecinde bazı vasıfları gelişiyor, bazıları köreliyor. Bu nedenle yazılım geliştiricilerin (özellikle sektörde junior diye adlandırılan kesimin) bir öz değerlendirme yapması önemli. Anthropic‘in makalesi önemli konulara işaret ediyor:How AI assistance impacts the formation of coding skills ( https://www.anthropic.com/research/AI-assistance-coding-skills ) Ancak vurgulamak isterim ki sorun (ve dolayısıyla çözüm!) yalnızca bireysel değildir. Ülkenin bilişim sektörünün geleceğini de

Devamını oku

Üretken Yapay Zekânın Regülasyonu ve Zorluklar

Özgür yazılım ile açık kaynak yazılım arasındaki ayrım, çoğu zaman teknik bir tercih gibi sunulsa da meselenin arka planında özgürlüğün nasıl tanımlandığına dair daha geniş bir tartışma yer alır. Açık kaynak yaklaşımı ağırlıklı olarak kaynak koduna erişimi merkeze alırken, Özgür Yazılım Hareketi özgürlük kavramını bunun ötesine taşır. Bu nedenle hareket, yalnızca yazılım geliştirme pratikleriyle değil, kullanılan kavramların taşıdığı anlamlarla ve bu anlamların toplumsal sonuçlarıyla da ilgilenir.

Devamını oku

Büyük Dil Modelleri ve İnsan Olmak

Akıllı makinelerin doğal dili işleme kapasitesini tartışırken, bilgisayarların dili “anlamasının” insanın anlamlandırma süreçlerinden niteliksel olarak farklı olduğu açıktır. Bu bağlamda, insan dillerinin olasılıksal sistemler olarak işlediğine ilişkin tez, bilgisayarlı dil işlemenin kuramsal ve teknik gelişiminde belirleyici bir dönüm noktası oldu. Dillerin olasılıksal yapısı, belirli karakter dizilerinin diğer dizilere oranla daha yüksek ortaya çıkma olasılığına sahip olduğunu; benzer şekilde, bazı kelime dizilimlerinin alternatif dizilimlere kıyasla istatistiksel olarak daha olası olduğunu gösteriyor.

Devamını oku

Batı’nın Çin’deki Distopyası: Sosyal Kredi Sistemi

Batı medyasının Sosyal Kredi Sistemi bağlamında resmettiği Çin’deki distopik toplum, gerçeklikle pek uyuşmuyor. Kuşkusuz ABD dahil dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Çin’de de kitlesel gözetim teknolojilerinin kullanımı yaygın. Ancak akıllı dijital teknolojiler aracılığıyla Çinli yurttaşların her hareketini kesintisiz izleyen, bu izleme sonucu tüm yurttaşları puanlayan ve puanlarına göre ödüllendiren veya cezalandıran yekpare bir sistem, yalnızca Batı’nın hayal ürünü.

Devamını oku