Teknofaşizm: Yapay Zekânın Politikliği

18 Nisan 2026’da, savunma ve istihbarat sektörlerine yönelik veri platformları geliştiren Amerikan şirketi Amerikan şirketi Palantir Technologies, X hesabından 22 maddelik bir bildiri yayımladı. Alexander Karp’ın The Technological Republic adlı kitabına dayanan bu manifesto, alışılagelen bir kurumsal açıklamadan çok bir seferberlik çağrısı niteliği taşıyor. Metin boyunca teknoloji şirketleri ile ABD devleti arasındaki ilişki vurgulanıyor, şirketlerin ulusal çıkarlarla uyumlu hareket etmesi gerektiği savunuluyor. Manifestonun birinci maddesi bunu açıkça ortaya koyuyor: “Silikon Vadisi, yükselişini mümkün kılan ülkeye ahlaki bir borcu vardır. Silikon Vadisi’nin mühendislik elitinin, ulusun savunmasına katılma konusunda kesin bir yükümlülüğü vardır.“

Devamını oku

Dijital Egemenlikten Yapay Zekâ Egemenliğine: “İlerleyelim, Yükselelim, Kalkınalım”ın Ötesi

Mart ayında, yapay zekâ alanında atılacak adımların belirlenmesi, hukuki altyapının oluşturulması ve risklerin önlenmesine yönelik kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nun raporu yayımlandı. Rapor beş ana bölümden oluşuyor. “Yapay Zekâ ve Türkiye Yapay Zekâ Ekosistemi” başlıklı ilk bölümde yapay zekânın tanımı yapılıyor, tarihsel gelişimi ele alınıyor. Ayrıca Türkiye’deki kamu destekleri, teşvik mekanizmaları, yatırımlar ve diğer çalışmalar hakkında bilgi veriliyor. İkinci ve üçüncü bölümler sırasıyla “Yapay Zekânın Kazanımları” ve “Yapay Zekânın Riskleri”ne ayrılıyor. Dördüncü bölümde “Yapay Zekânın Hukuki Çerçevesi ve Mevzuat” inceleniyor. Son bölümde ise “Sonuç ve Öneriler”e yer veriliyor.

Devamını oku

Batı’nın Çin’deki Distopyası: Sosyal Kredi Sistemi

Batı medyasının Sosyal Kredi Sistemi bağlamında resmettiği Çin’deki distopik toplum, gerçeklikle pek uyuşmuyor. Kuşkusuz ABD dahil dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Çin’de de kitlesel gözetim teknolojilerinin kullanımı yaygın. Ancak akıllı dijital teknolojiler aracılığıyla Çinli yurttaşların her hareketini kesintisiz izleyen, bu izleme sonucu tüm yurttaşları puanlayan ve puanlarına göre ödüllendiren veya cezalandıran yekpare bir sistem, yalnızca Batı’nın hayal ürünü.

Devamını oku

Yüz Tanıma Teknolojisi

Yapay Zekâ (YZ) sistemlerinin katkılarıyla beraber son yıllarda yüz tanıma teknolojisinde (YTT) önemli ilerlemeler kaydedildi ve bu teknolojinin kullanımı dünya çapında yayıldı. İlk başlarda YTT hakkında çıkan haberlerde bazı ülkelerin YTT’yi havaalanlarındaki kimlik kontrollerini kolaylaştırmak amacıyla kullandığı, Çin ve Rusya gibi otoriter yönetimlerin ise bu teknolojiyi azınlık gruplarına karşı ve muhalefeti bastırmak için kullandığı yazılıyordu. Günümüzde ise YTT’nin hem çok çeşitli amaçlar için kullanıldığını hem de muhalefeti bastırmak için kullanımının sadece Çin ve Rusya ile sınırlı olmadığını biliyoruz.

Devamını oku

Yapay Zekâ, Etik ve Mahremiyet

Yapay zekâ (YZ) teknolojileri gündelik yaşamda hızla yaygınlaşırken makinelerin etik kararlar alma yetenekleri hakkındaki tartışmalar da çoğalıyor. Özerklik ve etkileşim yetenekleri arttıkça, YZ sistemlerinin ahlaki aktörler olarak algılanması ve davranması bekleniyor. Ancak YZ ve etik ilişkisi hakkındaki tartışmalarda zaman zaman gündeme gelen tramvay probleminin gösterdiği gibi makinelerin etik kararlar verebilmesi hâlâ pek kolay değil.

Devamını oku

Bluesky: Olanaklar ve Riskler

2010’lu yılların ilk yarısında sosyal medya saygınlığının zirvesindeydi. Tunus’tan İzlanda’ya, Türkiye’den ABD’ye sosyal medyada örgütlenen toplumsal hareketler kentlerin meydanlarına akıyorlardı. Castells’e (2013) göre internet, dünyanın dört bir yanındaki hareketlerin nedeni değildi, ancak bu hareketlerin oluşumuna ve gelişimine zemin hazırlamıştı. Castells (2013) insanların beyinlerinin birbirlerine bağlanmasının iktidar için tehlike kaynağı olduğunu ve bu nedenle iktidarın devamının iletişimin ve bilginin kontrolüne dayandığını, toplumsal muhalefetin de iktidarın iletişim ağları üzerindeki kontrolünü kırmak için mücadele ettiğini iddia ediyordu. İnternet, iktidarın ve şirketlerin iletişim ağları üzerindeki tekelini kırarak yeni bir özerklik alanı yaratmıştı. Biz o günlerde sosyal medyanın gücünden söz etmeyi seviyorduk.

Devamını oku

EuroStack Girişimi ve Dijital Egemenlik

Tüm dünyada hızlı ve altüst edici gelişmeler yaşanıyor. Teknolojik yenilikler hızlanıyor, küresel tedarik zincirleri parçalanıyor, ekonomik bağımlılıklar jeopolitik rekabetlerde etkili bir silah haline geliyor. Şubat ayında Paris’te gerçekleştirilen Yapay Zekâ (YZ) Eylem Zirvesi’nde de şahit olduğumuz gibi Avrupa, ABD ve Çin arasında sıkışmış durumda. Avrupa Birliği (AB) Trump yönetiminin “Önce Amerika” politikası ve saldırgan hamleleri karşısında bir çıkış yolu arıyor. Avrupa jeopolitik ve jeoekonomik olarak yüksek derecede risk altında. COVID-19, Ukrayna savaşı, yarı iletken kıtlığı ve artan enerji fiyatları Avrupa’nın küresel tedarik zincirlerine olan bağımlılığını gösteriyor. Özellikle otomotiv üretimi ve sağlık hizmetleri gibi sektörler, yaşanan aksaklıklardan ciddi biçimde etkilendiler. Elbette

Devamını oku

Siber Özgürlükçülük

Can Dündar’ın 10 Ocak 2025 tarihinde yayınladığı videonun başlığı “Küresel oligarşi, aşırı sağı pompalıyor”du. Dündar, Elon Musk’ın, Almanya’nın aşırı sağcı lideriyle röportaj yapmasını ve onu “başbakanlığın güçlü adayı” olarak pazarlamasını bir skandal olarak nitelendiriyordu. Röportaj, Hitler’in aslında komünist olduğu, Kaliforniya’da hırsızlığın serbest olduğu gibi kanıtsız iddialar, komplo teorileri ve yalanlarla doluydu. Musk, bir hafta önce de Die Welt’e yazdığı bir makalede aşırı sağcı AfD’den (Almanya için Alternatif) “Almanya için son umut kıvılcımı” diye söz etmişti (https://www.youtube.com/watch?v=LOIuO4U4CXY).

Devamını oku

Toplum için Yapay Zekâ

Silikon Vadisi’nin en zengin yatırımcılarından biri olan Marc Andreessen, geçen yıl yayımladığı Tekno-iyimser Manifesto’da başlıca düşmanlarını listeler (https://a16z.com/the-techno-optimist-manifesto/). Andreessen, düşmanlarının kötü insanlar değil, kötü fikirler olduğunu vurguladıktan sonra günümüz toplumunun altmış yıldır “varoluşsal risk”, “sürdürülebilirlik”, “çevre, toplum ve yönetişim”, “sürdürülebilir kalkınma hedefleri”, “sosyal sorumluluk”, “paydaş kapitalizmi”, “ihtiyat ilkesi”, “güven ve emniyet”, “teknoloji etiği”, “risk yönetimi”, “büyümeyi durdurma”, “büyümenin sınırları” gibi çeşitli isimler altında teknolojiye ve yaşama karşı kitlesel bir moral bozma kampanyalarına maruz kaldığını iddia eder. Bu moral bozma kampanyasının arkasında ise çoğu komünizmden türeyen, geçmişin kötü fikirleri vardır. Andreessen’in bazı düşmanları şunlardır:

Devamını oku

Öneri Sistemleri: Sınırlılıklar ve Sorunlar

Nasreddin Hoca, evinin damında çalışırken aşağıya düşer. Komşuları başına toplanır ve hocayı soru yağmuruna tutarlar: ‘Hocam, nasıl düştün, neden dikkat etmedin, kırık var mı…’ Hoca, sorulardan bunalır ve komşularına aralarında damdan düşen biri olup olmadığını sorar. ‘Yok’ yanıtını alınca da ‘Öyleyse boşuna konuşmayın, benim halimden ancak damdan düşen anlar’, der. Aslında gündelik hayatımızda çoğu zaman Nasreddin Hoca’yı takip ederiz. Sadece daha iyi anlaşılmak ve dertleşmek için değil daha önce bizimle benzer sorunları yaşamış olanların deneyimlerine ve önerilerine daha çok önem verdiğimiz için yaparız bunu. Öneri sistemleri ise bu kendiliğinden eğilimimizi dijital dünyaya taşırlar. Artık benzer deneyimleri yaşamış kişileri kendimiz aramayız.

Devamını oku