"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Teknolojik Egemenlik

Hizmet Olarak Yapay Zekâ

Şirinler’in bir bölümünde şirinler bir büyü kitabı bulurlar. Kitabın sahibi Büyücü Şirin adında biridir. O güne kadar dünyadaki tek şirinlerin kendileri olduğunu düşünen şirinler heyecanlanır. Şirin Baba ve ona eşlik eden şirinler, gizemli bir dağın tepesinde yaşayan Büyücü Şirin’i bulmak ve onu köylerine davet etmek için yola çıkarlar. Epey yol gittikten sonra yorulan şirinlerden biri sorar, “daha çok var mı, Şirin Baba?”. Şirin Baba, “pek fazla değil” der. Yürümeye devam ederler, bu sefer Şirine, “ben çok yoruldum, daha çok yolumuz var mı, Şirin Baba?” diye sızlanır. Şirin Baba yine “pek fazla değil” der. Daha sonra bir başka şirin, “iyi de daha ne kadar yolumuz var?” diye sorarak Şirin Baba’dan daha net bir bilgi ister. Ama Şirin Baba’nın yanıtı değişmez, “pek fazla değil”. Gece olur, bir şirin bitkin bir ses tonuyla tekrar “daha çok var mı Şirin Baba?” diye sorduğunda Şirin Baba’nın tepesi atar ve “Evet, var!” diye bağırır.

Teknolojik Egemenlik

Yeni sosyal medya düzenlemesiyle artık bir dönemin sona erdiğini söyleyebiliriz. Uzun süredir uzatmaları oynuyorduk. Düzenleme, malumun ilamı oldu.

2010 yılına kadar üç internet modeli yarışıyordu (Feenberg, 2012): Enformasyon modeli, tüketim modeli ve topluluk modeli. Enformasyon modeli, internette enformasyonun dağıtımını hedefliyordu. İnternetin ilk günlerinden beri var olan bu model kişiler arası iletişimin enformasyon değişiminden daha çekici hale gelmesiyle beraber zayıfladı. Sonradan çıkan tüketim modeli, interneti küresel bir alışveriş merkezine çevirmeyi hedefliyordu. Kullanıcılar arası iletişime asgari düzeyde gereksinim duyuluyordu. Eğlence endüstrisi ve servis sağlayıcılar yıllarca interneti de televizyonlaştırmak için hem yasal hem de teknik alanda yoğun bir faaliyet gösterdiler. Topluluk modeli ise insanlar arası iletişime ve etkileşime dayanıyordu. İnternetin en başından beri amacı iletişimdi. Epostanın icadı, sadece makineler değil insanlar arasında da bir iletişim ağı kurulabileceğini göstermişti. 2000’li yıllarda çıkan sosyal medya, hem toplumun daha geniş kesimlerini internete taşıdı hem de insanlar arasındaki etkileşimi artırdı.