Can Dündar’ın 10 Ocak 2025 tarihinde yayınladığı videonun başlığı “Küresel oligarşi, aşırı sağı pompalıyor”du. Dündar, Elon Musk’ın, Almanya’nın aşırı sağcı lideriyle röportaj yapmasını ve onu “başbakanlığın güçlü adayı” olarak pazarlamasını bir skandal olarak nitelendiriyordu. Röportaj, Hitler’in aslında komünist olduğu, Kaliforniya’da hırsızlığın serbest olduğu gibi kanıtsız iddialar, komplo teorileri ve yalanlarla doluydu. Musk, bir hafta önce de Die Welt’e yazdığı bir makalede aşırı sağcı AfD’den (Almanya için Alternatif) “Almanya için son umut kıvılcımı” diye söz etmişti (https://www.youtube.com/watch?v=LOIuO4U4CXY).
Devamını okuYapay Zekânın Çalışanlara Etkileri
Dokuz yıl önce, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, kodlama dersinin ortaokul ve lise müfredatına alınması için Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte çalışılacaklarını duyurmuştu:
Devamını okuKamu Yararını Hedefleyen Yapay Zekâ Politikaları
ABD’deki seçimler, yapay zekânın (YZ) geleceğini de yakından ilgilendiriyordu. Donald Trump’ın seçimi kazanması durumunda YZ’yi düzenleme girişimlerinin zayıflayacağından endişe ediliyordu. Korkulan oldu ve Trump, seçimi kazandı. Görünen o ki Trump’ın ikinci kez seçilmesi, yanlış bilgilendirme (misinformation), ayrımcılık, otonom araçlar gibi teknolojilerde kullanılan YZ’nin güvenliği vb konulardaki düzenleme girişimlerini felç edecek. Kusurlu YZ modellerinden kaynaklanabilecek tehlikeler giderek daha ciddi sorunlara neden olacak.
Devamını okuToplum için Yapay Zekâ
Silikon Vadisi’nin en zengin yatırımcılarından biri olan Marc Andreessen, geçen yıl yayımladığı Tekno-iyimser Manifesto’da başlıca düşmanlarını listeler (https://a16z.com/the-techno-optimist-manifesto/). Andreessen, düşmanlarının kötü insanlar değil, kötü fikirler olduğunu vurguladıktan sonra günümüz toplumunun altmış yıldır “varoluşsal risk”, “sürdürülebilirlik”, “çevre, toplum ve yönetişim”, “sürdürülebilir kalkınma hedefleri”, “sosyal sorumluluk”, “paydaş kapitalizmi”, “ihtiyat ilkesi”, “güven ve emniyet”, “teknoloji etiği”, “risk yönetimi”, “büyümeyi durdurma”, “büyümenin sınırları” gibi çeşitli isimler altında teknolojiye ve yaşama karşı kitlesel bir moral bozma kampanyalarına maruz kaldığını iddia eder. Bu moral bozma kampanyasının arkasında ise çoğu komünizmden türeyen, geçmişin kötü fikirleri vardır. Andreessen’in bazı düşmanları şunlardır:
Devamını okuYurttaşların Yapay Zekâ Süreçlerine Katılımı
24 Ağustos’ta Telegram’ın CEO’su Pavel Durov, Paris’in kuzeyindeki Le Bourget Havalimanı’nda Fransız polisi tarafından gözaltına alındı. Gözaltı sonrasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Twitter/X platformunda yaptığı açıklamada gözaltının siyasi bir karar olmadığını belirtti. Aslında Fransa, birkaç ay önce Durov ve platformun kurucu ortağı olan kardeşi için tutuklama emri çıkarmıştı. Durov bunu umursamamış ve büyük bir öz güvenle Fransa topraklarına geri döndüğünde de gözaltına alınmıştı. Savcılık tarafından yayınlanan belgede Durov, “yasal dinlemeler ve istihbari faaliyetler için gerekli bilgi veya belgelerin yetkili makamlara iletilmesini kabul etmemek, organize suç gruplarının yasa dışı işlemlerine ortam sağlayan bir çevrim içi platformun yöneticisi olmak, organize grupların çocuk
Devamını okuYazılımların Karmaşıklaşması ve Platformların Gücü
Bilişim teknolojileri uzunca bir süredir gündelik yaşamın kritik bir parçası. Bir yandan, gündelik yaşamın giderek daha geniş bir alanını etkiliyorlar. Eğitimden sağlığa, altyapı hizmetlerinden sosyal ilişkilere kadar bilişim teknolojilerinin yaşamımızdaki yeri giderek genişliyor. Diğer yandan, bilişim teknolojilerinin yaşamımızdaki etkileri de derinleşiyor ve onlara bağımlılığımız artıyor. 19 Temmuz 2024’te yaşamın bir çok alanını etkileyen kaosun söz konusu genişleme ve derinleşmenin bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Kaos, bilgisayar güvenliği hizmeti veren bir “endpoint protection” (uç nokta koruma) firması olan CrowdStrike’ın gönderdiği bir güncelleme ile başladı. CrowdStrike’ın güncellemesi sonucunda Microsoft Windows işletim sistemli bilgisayarlar çöktü ve bilgisayarların düzgün bir şekilde açılmasını engelleyen, Mavi Ölüm
Devamını okuDecidim: Biz karar veririz
Decidim (http://decidim.org), Katalanca “karar verelim” veya “biz karar veririz” anlamına geliyor. Katılımcı demokrasi için bir dijital bir altyapı sağlıyor. Özgür yazılıma ve işbirliğine dayanan Decidim, herhangi bir kuruluşun (kamu kuruluşu, yerel belediye meclisi, dernek, üniversite, STK, mahalle, kooperatif vb) stratejik planlama, bütçe hazırlama, kamuoyu görüşünü alma, oylama yapma vb. için çok sayıda süreç oluşturmasına olanak sağlıyor. Ayrıca Decidim, olanaklarını da içeriyor.
Devamını okuDijital Kamu Altyapıları
2000’li yılların başında her şeyin başına e harfi getirmek modaydı. E harfiyle nesnelerin, hizmetlerin, toplumsal ilişkilerin ve süreçlerin dijitalleşmesine işaret ediliyordu. E harfi sihirliydi. Dijitalleşmenin dokunduğu yerleri değiştirip dönüştüreceği ve bunun da yararlı sonuçları olacağı beklentisi yaygındı. Beklentilerin en fazla olduğu yerlerin başında ise e-devlet hizmetleri vardı. Vatandaşlara devlet tarafından verilen hizmetlerin elektronik ortamda sunulması olarak tanımlayabileceğimiz e-devletle, yurttaşlar devlet kurumları tarafından sunulan hizmetlere internet üzerinden erişebilecek ve farklı devlet kurumları elektronik olarak birbirine bağlanabilecekti.
Devamını okuYapay Zeka: Düşler, Gerçekler ve Sonuçlar
Mart 2018’de, Tesla Model X kullanan Apple mühendisi Walter (Wei Lun) Huang, aracının otobanda yolu bölen bariyere çarpması sonucunda hayatını kaybetmişti. Kaza sırasında Tesla’nın otomatik pilotu devredeydi. Elon Musk, kaza sonrasında yazdığı bir blog yazısında sürücünün kaza öncesinde defalarca uyarıldığını iddia etti. Musk’a göre bu uyarılar kazadan altı saniye önce verilmiş ve şoförden direksiyon başına geçmesi istenmişti. Dolayısıyla suçlu Tesla değil, aracı gerektiği gibi kullanamayan ve yola dikkat etmeyen Huang’dı.
Devamını okuÇin, Yapay Zekayı Nasıl Düzenliyor?
Teknoloji alanında ABD ve Çin arasında kıyasıya bir mücadele yaşanıyor. Hem ABD hem de Çin, kendi teknolojik şirketleri ve uluslararası yatırımları aracılığıyla teknolojiyi ve teknolojik standartları şekillendirmeye çalışıyor. Ama ne yazık ki ülkemizde, Çin’deki gelişmeler ABD ve Avrupa’dakiler kadar ses getirmiyor. Zihnimizde oluşturduğumuz bir Çin resmi var. Çin, Rusya, Kuzey Kore ve İran bu resimde yan yana duruyor. Bu şer ittifakı (!) bizim özgür (?) internetimizin yerine sansüre dayalı kendi internetlerini dayatmaya çalışıyor ve diğer hükümetlere kötü örnek oluyor.
Devamını oku