"Enter"a basıp içeriğe geçin

Elon Musk’ın WeChat Rüyası

Elon Musk, Twitter’la oynamaya devam ediyor. Önce Twitter’a yeni kurallar getirmeye çalıştı, sonra gelen tepkilere göre koyduğu kuralları yeniden düzenledi. Paralı üyeliği teşvik edici düzenlemeler yaptı. Reklam gelirinin bir kısmını paralı üyelerle paylaştı. Musk, sallapati adımlar atıyormuş gibi görünse de aslında belirli bir vizyon doğrultusunda ilerlemeye ve Twitter’dan bambaşka bir uygulama çıkarmaya çalışıyor. Geçen yılki açıklamasında bunun ipucunu vermiş, Twitter alımının her şeyin uygulaması X’i yaratmayı hızlandıracağını belirtmişti.

Musk, X harfini seviyor. 1999’da, kurucu ortaklarından olduğu çevrimiçi bankanın adı da X.com’du. 2000’de X.com, Confinity Inc. ile birleşerek PayPal adını almıştı. Bir diğer ünlü şirketinin adı SpaceX. 2020’de doğan oğlunun adı da X AE A-XII, X ilk adı. Şimdi de Twitter’ın ünlü logosunu X’e çevirerek Twitter’ın artık sadece bir sosyal medya hizmeti olarak kalmayacağının altını çizdi.

Musk, X sayesinde abonelerin finansal dünyalarını yönetebilecekleri bir platform inşa etmeyi hedefliyor. Şirketin yeni CEO’su Linda Yaccarino’ya göre X; fikirler, ürünler, hizmetler ve fırsatlar için küresel bir pazar yaratan ses, video, mesajlaşma, bankacılık merkezli sınırsız etkileşimin gelecekteki hali olacak. Aslında Musk ve Yaccarino’nun ortaya attığı bu hedefler başta Çin olmak üzere Asya’da yaygınlaşan süper uygulama fikrine çok benziyor.

Süper uygulamalar ile kullanıcılar uygulamadan çıkmadan çeşitli servislere erişebiliyor ve işlerini halledebiliyorlar. X’in hedeflediği gibi süper uygulamalarda kullanıcılar sosyal medya hizmetlerinin yanında taksi çağırabiliyor, otel rezervasyonu yapabiliyor veya ödemelerini gerçekleştirebiliyor. Dünyanın en büyük süper uygulaması ise Çin’in üç büyüklerinden Tencent’ın (diğer ikisi Baidu ve Alibaba) 1,3 milyar kullanıcıya sahip WeChat adlı uygulaması. WeChat içindeki mini uygulamalardan bazıları doğrudan Tencent tarafından işletilirken, diğerleri WeChat’in kullanıcılarına doğrudan erişim sağlamak için Tencent ile ortaklık kuran daha küçük işletmelerden geliyor (https://www.cnbc.com/2023/07/26/elon-musks-x-rebrand-reignites-goal-to-turn-twitter-into-chinas-wechat.html).

Musk’a ilham veren uygulama da bizzat WeChat. Musk’ın Twitter çalışanlarıyla ilk toplantısından sızan kayıtlar Musk’ın WeChat hayranlığını gösteriyor. WeChat’in Çin’deki gündelik yaşamda önemli bir yere sahip olduğunu belirten Musk, bu uygulamanın bir benzerini Çin dışında hayata geçirmeyi hedefliyor (https://www.vox.com/recode/23171541/leaked-transcript-elon-musk-first-meeting-twitter-employees). Çin’in en büyük internet şirketlerinin birçoğu Batılı akranlarını taklit ederek yola çıkmıştı. Sohu Yahoo’yu, Baidu Google’ı, Weibo Twitter’ı, Alibaba eBay’ı ve Tencent ICQ’yu taklit etmişti. Şimdi tam tersi bir durum yaşanıyor. Ama Tencent ve WeChat’in hikayesi, Musk’ın Twitter’ı WeChat benzeri bir süper uygulamaya dönüştürebilme ihtimalinin oldukça düşük olduğunu gösteriyor.

QQ: Tencent’in Doğuşu

İnternet Çin’e 1987’de Pekin ve Karlsruhe arasındaki kararsız bir üniversite bağlantısı aracılığıyla geldi. Ancak istikrarlı bir internet erişimi için ilk resmi adım Nisan 1994’te Çin ve ABD arasındaki anlaşmayla atıldı. Devlet destekli bir proje olan Çin Ulusal Bilgi İşlem ve Ağ Tesisi, Sprint Co. aracılığıyla özel bir 64K hat kiraladı. Böylece Çin, resmi olarak WWW’nin (World Wide Web, Dünya Çapında Ağ) bir parçası oldu. 31 yaşında bir İngilizce öğretmeni olan Jack Ma (Alibaba’nın kurucusu), Mayıs 1995’te ilk web sitesini kurdu. Site, şirketlerin bilgi gönderebildiği çevrimiçi sarı sayfalardan oluşuyordu. 1993’de MIT’deki deneysel fizik doktorasını tamamlayan Charles Zhang Chaoyang, 1995’de Internet Securities Inc.’in (ISI) Çin birimini kurmak üzere Çin’e döndü. 1996 yılında MIT Media Lab direktörü Nicholas Negroponte ve MIT Sloan School of Management profesörü Edward B. Roberts’ın yanı sıra risk sermayesinin de desteğiyle kendi şirketi Internet Technologies China’yı kurdu. Bu, Çinli bir internet şirketine sağlanan ilk risk sermayesi fonuydu. 1997’de Yahoo’nun kurucusu Jerry Yang ile tanıştıktan sonra Zhang, ITC’yi dönüştürmeye ve adını Sohu olarak değiştirmeye karar verdi. Sohu, daha sonra Çin’in en büyük çevrimiçi portallarından biri oldu.

1971 doğumlu Pony Ma (Ma Huateng) ise o zamanlar çoğu insanın bihaber olduğu sanal dünyanın içinde bizzat yaşayan biriydi. İnternetin iş fırsatlarıyla dolu olduğunu seziyor ama nasıl bir iş modeli kuracağını bilemiyordu. 1998’de kurduğu Tencent’ın ilk iş modeli o zamanlar Çin’de bir statü sembolü olarak görülen çağrı cihazlarını bir yazılımla internete bağlamaktı. Fakat bu iş modeli bir süre sonra tıkandı. İş modeli arayışlarına devam ederken 1996’da beş İsrailli tarafında geliştirilen ICQ sohbet sistemi ilgisini çekti. ICQ, İngilizce “Seni arıyorum” (“I seek you”) ifadesinden türetilen ve ücretsiz olarak indirilebilen yazılımdı. İnsanlar bireysel kullanıcı hesapları ile tanıdıkları veya tanımadıkları kişilerle birebir sohbet edebiliyordu. ICQ, yaygın olarak benimsenen ilk anlık mesajlaşma platformu oldu. AOL, 1998 yılında ICQ’nun arkasındaki startup’ı satın alarak o zamana kadar ki en büyük alımını gerçekleştirdi.

Pony Ma, Tencent’teki ortaklarına ICQ’nun bir benzerini geliştirmeyi önerdi. O zamanlar bir çok Çinli şirket, Batı’daki uygulamaları ve iş modellerini birebir kopyalıyordu. Ama Pony Ma’nın ortaklarının aklında temel bir soru vardı: Nasıl bir iş modeliyle para kazanacaklardı? Pony Ma, “işi bir yoluna koyalım, ona sonra bakarız” diyerek ortaklarını zor da olsa ikna etti. Yazılıma OICQ adını verdiler. Pony Ma, OICQ’nun ilk günlerinde, sohbet odasında kimse olmadığından ilk gelen kullanıcılara eşlik ediyor ve onlarla sohbet ediyordu. Hatta zaman zaman kız resimli profiller kullanmak zorunda kalıyordu.

Tencent, Çinliler’in özgün gereksinimleri doğrultusunda yazılımda mikro yenilikler yaptı. Tencent’ın Çin pazarında yerli ve yabancı bir çok rakibi vardı. Ama Çin’in özgünlüklerini dikkate alarak yaptıkları yeniliklerle rakipleri karşısında önemli bir avantaj elde ettiler:

  • 1998’de Çinliler’in ancak %1’inin evinde bilgisayar vardı. Çoğu insan internet kafeleri kullanıyordu. Kullanıcıların kişi listelerini yalnızca masaüstlerinde saklamalarına izin veren rakiplerinin aksine, kullanıcıların sosyal ağlarını herhangi bir bilgisayarda görebilmelerini sağladılar.
  • Çin’de internet hızı çok düşüktü ve sohbet yazılımlarını indirmek zaman alıyordu. Tencent, OICQ’nun boyutunu küçülterek indirmeyi hızlandırdı.
  • Tencent, ICQ’dan farklı olarak kullanıcıların çevrimdışı olan arkadaşlarına mesaj göndermelerine ve çevrimiçi olan yabancıları ekleyebilmelerine izin verdi.

Tencent, ICQ’yu satın alan AOL’nin açtığı dava sonrasında yazılımın adını değiştirmek zorunda kaldı ve QQ yaptı. QQ kullanıcıları artıyor, Tencent sunucularının daha verimli çalışması için ekip canla başla çalışıyordu. Ama baştaki sorun devam ediyordu. Tencent, QQ’dan nasıl para kazanacaktı? Şimdilik risk sermayesinin desteğiyle ayakta kalabiliyorlardı.

Tencent, çeşitli yollar denedi: QQ’ya banner reklamlar yerleştirdi, paralı üyeliği teşvik etmeye ve şirketlere özel hizmetler satmaya çalıştı. Ama hiçbiri tutmadı. İnsanlar üyeliğin ücretlendirilmesini veya ücretsiz üyeliğin kısıtlanmasını olumlu karşılamadılar. Tencent, sanal paralar satarak bir kazanç elde etmeyi düşündü. Fakat insanlar neden sanal para alacaktı?

Bu sorunun yanıtını da sayclub.com adlı Kore sitesindeki avatar tasarımlarında buldular. Tasarımlar, bir çizgi film simgesi kadar basit olabiliyordu. Ya da insanlar, çevrimiçi dünyada kişiliklerini sergilemek için kıyafet veya özel karakterler satın almalarına olanak tanıyan daha gelişmiş tasarımları tercih edebiliyordu. QQ Show olarak bilinen giysiler, kolyeler, güneş gözlükleri, takım elbiseler, farklı saç stillerinden oluşan sekiz yüz sanal tasarım Ocak 2003’te yayına girdi. Şirket ilk kullanıcı grubuna on sanal Q coin verdi. QQ’nun bu yeni özelliği özellikle yirmili yaşlardaki gençler arasında oldukça popüler oldu. Kullanıcılar çeşitli nedenlerle avatarlarını giydirmeye çalıştılar. Birçok kişi QQ’yu bir flört uygulaması olarak kullanıyor, yabancıları rastgele ekliyor ve onlarla bu yeni imajlarıyla sohbet ediyordu. Bazıları içinse avatarları kendilerini yüksek mevkilerde göstermenin bir aracıydı. Pony Ma’nın dediği gibi aslında QQ Show’da satılan elbise değil duygusal destekti.

QQ, bir gelir elde etmeye başlamıştı ve artık hedef (diğer sosyal medya platformlarında olduğu gibi) kullanıcıların platformda daha fazla süre geçirmesi için platforma yeni hizmetler eklemekti.

QQ macerasından sonra Tencent, PC oyunlarında büyük başarılar elde etti. Küresel oyun endüstrisinde söz sahibi olabilmek için bir dizi hedefli yatırımdan ve sermaye yoğun birleşme ve satın almalardan yararlandı. Çevrimiçi oyunlar şirkete önemli bir gelir getirdi. Ayrıca çevrimiçi oyunların gençleri şirketin uygulamalarına çekmek için kullanılan Truva atları olduğu iddia ediliyordu (Jia, Nieborg ve Poell, 2022).

Mobil Devrim ve WeChat

2010 yılına gelindiğinde çarpıcı gelişmeler yaşanıyordu. İnsanlar heyecanla Apple’ın iPhone 4’ünü bekliyordu. Telekom operatörleri, 2G’den 3G’ye geçmeye hazırlanıyordu. Böylece mobil internet bağlantıları hızlanacaktı. Çin’de akıllı telefonların ortaya çıkmasından önce, China Mobile ve China Unicom gibi telekom şirketleri, hücresel ağlara erişimi kontrol ederek hangi yazılım geliştiricilerin mobil cihazlara erişebileceğini belirleyebiliyordu. 2010’ların başında akıllı telefonların hızla yaygınlaşmasının ardından, telekomünikasyon şirketleri kontrolü pazara yeni girenlere ve yerli donanım üreticilerine bırakmak zorunda kaldılar. Huawei ve Xiaomi gibi şirketler ise kendi mobil uygulama mağazalarını açarak uygulama üretimi ve dağıtımına yönelik araçlar ve kurallar üzerinde doğrudan yetki sahibi olmaya çalıştılar. Bu arada, ABD merkezli teknoloji şirketleri Apple ve Google, kendi uygulama mağazaları ve mobil işletim sistemleriyle bütünleşik bir yaklaşım benimsedi. Tencent ise yerel ve küresel rakiplerinden farklı bir yol izledi. Bir telekom şirketi değildi, mobil cihazlar üretmedi ve mobil uygulama ekosistemlerini kontrol edebilmek için bir mobil işletim sistemi geliştirmedi.

Tencent, QQ masaüstü uygulaması ile sosyal medya ve mesajlaşmanın büyük bir bölümünü kontrol ediyordu. Fakat Pony Ma, yaklaşan mobil devrimde Tencent’in yeni bir mobil girişim tarafından bir gecede alaşağı edilebileceğinin farkındaydı. Tencent’ın acilen bir şey yapması gerekiyordu. Mobil cihazlara yönelik bir anlık mesajlaşma ürününe ihtiyaç vardı. Şirket içinde üç farklı ekip bu hedef doğrultusunda seferber oldu.

Ekiplerden biri Allen Zhang’ın liderliğindeki WeChat’ti. Diğer ekiplerden biri ise Tencent’ın masaüstü dönemindeki yıldızı QQ idi. Üç farklı ekibin aynı iş için uğraşması iş gücü israfı olarak değerlendirilebilir. Center for China and Globalization araştırmacılarından Andy Mok Tencent’ı, bazı doğmamış köpek balıklarının hayatta kalabilmek için anne karnındaki kardeşlerini yediği köpek balığı rahmine benzetiyor. Ancak Tencent’ın birden fazla dahili ekibin birbiriyle rekabet etmesine izin vermesi şirketin yenilikçiliğini sağlayan özelliklerinden biriydi.

WeChat’in birinci sürümü Kasım 2010’da yayımlandı (2011’e kadar adı Weixin’di). Uygulamanın dört temel işlevi vardı: Profil fotoğrafı yükleme, kullanıcı adı ayarlama, basit metin mesajları ve fotoğraf transferleri. Kullanıcılar uygulamayı kullanabilmek için QQ hesaplarını veya e-postalarını kullanabiliyorlardı. Uygulamanın ilk altı ayında WeChat’in sadece bir milyon kullanıcısı vardı. Uygulama yeterince ilgi görmemişti ve Çin için oldukça düşük bir sayıydı. Bunun yanında WhatsApp da sektöre girmişti. Hong Kong’da 2010 yılında telefonla bir mesaj göndermek 13 sent civarındaydı. Mesajlaşma hizmetini ücretsiz sunabilmeleri başta WhatsApp olmak üzere anlık mesajlaşma uygulamaları için önemli bir avantajdı. iPhone’un geliştiriciler için anlık bildirimleri açmasıyla beraber anlık mesajlaşma hizmetlerinde kıyasıya bir rekabet başladı.

Batı’nın ürünlerini birebir kopyalamak yerine Tencent’ın QQ’da yaptığı gibi, Çinli kullanıcıların özgün gereksinimlerini değerlendirmek ve hızlı çözümler geliştirmek Çin pazarındaki rekabette oldukça önemliydi. WhatsApp ve benzerlerinin önündeki engellerden biri Çince yazmanın İngilizce yazmaya göre daha zor olmasıydı. Özellikle yaşlılar, küçük ekranlara yazmakta zorlanıyordu. Bu sefer yenilik Tencent dışından, Heatherm Huang adındaki yirmi bir yaşındaki bir üniversite mezunundan geldi. Huang, taksi sürücülerinin birbirleriyle haberleşmek için kullandığı telsiz telefonlardan esinlendi ve 2011 başında TalkBox adlı uygulamayı çıkardı. Uygulama uzun süre Hong Kong ve Çin’de en çok indirilen uygulama oldu. Batılı ürünlerini kopyalayan Çinli yazılımcılar, Talkbox’ı da hemen kopyaladılar. Ancak Huang’ın dediği gibi sesli iletişimi uygulamalarına ekleyen şirketler sadece kullanıcı arayüzünü Talkbox’a benzetmekle yetinmişler ve işin püf noktasını kaçırmışlardı. O zamanlar mobil internet hızı günümüzdekine göre oldukça yavaştı. Talkbox, daha kullanıcılar konuşmayı bitirmeden ses kaydını parça parça gönderen bir mekanizma tasarlamıştı. Böylece ürünün hızı hakkında bir illüzyon yaratabiliyorlardı. Tencent ise ürünü çok daha ayrıntılı incelemiş, TalkBox’ın bu mekanizmasını da dikkate alarak onu doğru biçimde kopyalayabilmişti. Talkbox, ne Tencent’a ne de diğer kopyacı şirketlere fikri mülkiyet haklarının ihlali nedeniyle dava açtı. Rakipleri kopyalamak Çin içi rekabette olağan bir durumdu.

Aslında Tencent, Talkbox’ı satın almak istemiş ama Huang, Tencent ile rekabet edebileceğini düşünerek Tencent’ın teklifini reddetmişti. Ancak Talkbox ekibi daha yolun başında büyük bir hata yaptı. 2011’de Çin’de 2G hüküm sürüyordu ve Çin’deki 30 megabayt veri paketleri 80 sent civarındaydı. Daha hızlı 3G mobil ağların çok yakında devreye gireceğini düşünen Talkbox, hızdan feragat edip ses kalitesini artırarak (böylece ses dosyası büyüklüğünü artırarak) kritik bir hata yaptı. Fakat 2012’de bekledikleri 3G ve daha hızlı internet ancak 2013’te geldi!

WeChat ise tam tersini yapmış ve hızlı iletişime öncelik vermişti. WeChat, 2012’de 100 milyon kullanıcıya ulaştı ve bir yıl sonra bu sayıyı üçe katladı. Yalnızca TalkBox’ı değil, bir süredir Çin’in Twitter’ı Weibo ile uğraşmaktan mobile yeterince zaman ayıramayan Tencent’in QQ’sunu bile geride bıraktı. TalkBox’ın sunucuları Çin dışındaydı ve bu da internet hızını düşürüyordu. Ayrıca Çin hükümeti de yerli olmayan teknoloji şirketlerine kuşkuyla yaklaşıyordu. Nitekim birkaç yıl sonra, Çin’de TalkBox sunucularına erişim engellendi.

WeChat’in 100 milyon kullanıcıya erişmesiyle beraber Tencent, bir sosyal medya platformu inşa etmeye başladı. Nisan 2012’de, insanların gerçek zamanlı olarak takip edebilecekleri bir fotoğraf ve makale akışı olan Facebook’un sosyal medya akışına benzeyen ‘Anlar’ı ekledi. Fakat Tencent WeChat’te WhatsApp’tan farklı bir strateji izliyordu. WhatsApp kurucuları için basitlik öncelikliydi. Tencent ise daha en başında ürünleri arasında stratejik entegrasyonu sağlamaya çalışıyordu.

2014’te, 400 milyon kullanıcıya eriştiğinde bile gelirinin çoğunu masaüstü oyunlardan kazanan Tencent için bir kazanç kapısı değildi. Üst düzey yöneticiler, WeChat’ın reklamlardan gelir elde etmesi için baskı yapıyorlar ama WeChat’in idealist ürün yöneticileri buna yanaşmıyorlardı. WeChat birimi çok az para getirmesine rağmen zaferin tadını çıkarırken, oyun bölümündeki personel şirketin yükünü sırtlandığını düşünüyordu. Allen, reklam fikrine uzun süre direndi, en sonunda 2015’te kullanıcılara günde bir reklam gösterilmesine razı oldu. Pony Ma da Allen’la aynı fikirdeydi. WeChat, reklam dağıtmakla ve hedefli reklamcılıktan para kazanmakla yetinmemeliydi. Bunun yerine insanları, insanlarla ve hizmetlerle (gıda teslimatı, taksi çağırma, tezgah üstü ilaçlar ve bakkaliye vb) buluşturan nihai bir bağlayıcı olabilirdi.

Yıllar içinde WeChat’e kullanıcıların mobil ödeme yapmalarını ve birbirlerine para göndermelerini sağlayan dijital bir cüzdan olan WeChat Pay, kentsel alanlarda farklı türde kamu ve özel hizmetler için bir rezervasyon sistemi olan Şehir Hizmetleri gibi işlevler eklendi (bkz Tablo 1). “WeChat bir yaşam tarzıdır” sloganıyla Tencent, her türlü sosyal etkileşim ve ekonomik işlem için uygulamayı bir platforma dönüştürmeye başladı. Bu süreçte, en önemli gelişmelerden biri Tencent’ın mini programları tanıtması oldu. WeChat ekibinin Web 2.0 dönemi web sitelerine benzer şekilde tasarladığı mini programlar, farklı kurumların işlevlerini tek bir ekranda bir araya getiriyordu. Jia vd. (2022) bu süreci WeChat’in platformlaşması ve altyapılaşması çerçevesinde ele alıyor. Platformlaşma, dijital platformların ekonomik, altyapısal ve yönetimsel uzantılarının farklı ekonomik sektörlere ve yaşam alanlarına nüfuz etmesi olarak tanımlanabilir. Altyapılaşma ise platformların ölçek, yaygınlık ve kullanımın kritikliği gibi tipik olarak altyapıyla ilişkilendirilen özellikleri edinmesi olarak anlaşılabilir. WeChat, üçüncü tarafların üzerine inşa edebileceği bir altyapı olarak hizmet verdiğinden, son kullanıcılar artık WeChat’ten ayrılmak zorunda kalmadan harici ürün ve hizmetlere hızla erişebileceklerdi. Dolayısıyla WeChat, Tencent’in ürün ve hizmetlerini sunduğu bir uygulamadan çok daha fazlası haline geldi. Bir süper uygulama stratejisi uygulayan şirket daha en başından WeChat’i bir platform ve bir altyapı olarak geliştirmeye çalıştı. Mini programlar, WeChat’in işlevselliğini büyük ölçüde zenginleştirirken aynı zamanda WeChat’i uygulama ekonomisinde kilit bir erişim düğümü olarak merkezileştirdi. Mini programlar ile yazılım ademimerkeziyetçi bir mimariye doğru evrilirken veri akışları merkezileşti.

WeChat mini programları, WeChat ekosistemi içindeki “alt uygulamalar”. Kullanıcılara e-ticaret, sanal mağaza turu, görev yönetimi, kuponlar ve diğer hizmetler gibi gelişmiş özellikler sunuyorlar. Örneğin, Çin’deki en büyük B2C (Business To Consumer – işletmeden tüketiciye) platformlarından biri olan JD’nin WeChat üzerinde e-ticaret mini programı var. Ticari kuruluşların yanında resmi kurumlar da mini programlarla platformda yer alıyorlar. Örneğin Covid-19 sırasında yerel yönetimler, pandeminin yayılmasını kontrol etmek için gerçek zamanlı sağlık QR kodları, PCR test sonuçları, aşı talep etme veya kaydetme, soru-cevap bölümleri gibi mini programlardan yararlandılar (https://walkthechat.com/wechat-mini-programs-simple-introduction/ https://qpsoftware.net/blog/wechat-mini-program-all-you-need-know).

Tencent, WeChat’i sadece teknik düzenlemelerle büyütmedi. Şirket, yeni girişimleri yok etmek yerine onlar için bir kuluçka merkezi haline gelmeyi tercih etti. Genellikle azınlık hisseleri alarak onlara yatırım yaptı ve böylece bir şirketler ekosistemi oluşturdu.

Bugün birçok Çinli için WeChat, internet demek. Aylık 1,3 milyar aktif kullanıcısı var. Günde 500 milyon kullanıcı mini programları kullanıyor. Kullanıcılar günde 45 milyar mesaj ve 205 milyon video gönderiyor. Facebook kullanıcıları uygulamada günde ortalama yarım saat geçirmelerine rağmen, WeChat kullanıcıları uygulamayı ortalama 77 dakika kullanıyorlar. Kullanıcıların %60’ından fazlası uygulamayı günde on kereden fazla açıyor ve diğer %21’i elli kereden fazla kullanıyor (https://techjury.net/blog/wechat-statistics/).

Tablo : Kaynak: Plantin ve De Seta (2019)

YılAylık Aktif Kullanıcı SayısıEklenen Özellikler
201150 milyonMesajlaşma, fotoğraf paylaşımı ve ses ve video klip işlevleri; yerel kullanıcı araması
2012160 milyonUluslararası pazar için WeChat olarak yeniden markalandı (ilk adı Weixin’di); anlar ve Resmi Hesaplar işlevleri başlatıldı; QR kodları; sesli ve görüntülü arama işlev; WeChat Web arayüzü
2013355 milyonÇıkartmalar ve kişiselleştirilmiş ifadeler; sosyal oyunlar; grup sohbetleri; WeChat cüzdanı
2014500 milyonTaksi çağırma uygulaması Didi Dache ile ortaklık; WeChat uygulama içi mağazaları; hesaptan hesaba para transferi
2015697 milyonŞehir Hizmetleri özelliği; Çin Yeni Yılı’nda tanıtılan sanal “Kırmızı Zarflar”
2016889 milyonWeChat cüzdanı ve banka kartları arasındaki transferler ve 1.000 RMB üzerindeki işlemler için hizmet ücreti
2017963 milyonMini Program işlevi, haber akışına eklenen arama işlevi
20181 milyarResmi Hesaplar uygulaması duyuruldu; 580.000 Mini Program yayınlandı

Sonuçta, WeChat, yalnızca insanları birbirine bağlayan bir sosyal ağ olmadı. Aynı zamanda içeriği, fiziksel malları ve hizmetleri de ağına dahil etti. WeChat ile taksi çağırabilir, bağış yapabilir, oyun oynayabilir ve para gönderip alabilirsiniz. Çin’deki internet kullanıcılarının yaklaşık yüzde 99’u mobil cihazlar üzerinden internete erişiyor. Zamanlarının önemli bir kısmını Tencent’in çok amaçlı platformunda geçiriyorlar. WeChat; oyun, ödeme, sosyal medya, müzik ve eğlence gibi çevrimiçi varoluşun neredeyse her alanında diğer tüm yazılımlara açık ara fark atıyor. Temelde bir mesajlaşma aracı olarak tasarlanan WeChat; PayPal, Citibank, Facebook, Instagram, Spotify, Expedia, Yelp, Uber, TikTok, Amazon ve Tinder’ın işlevlerini bir araya getiriyor. Android gibi, ancak doğrudan tek bir dev şirket tarafından denetleniyor, besleniyor ve kontrol ediliyor.

Elon Musk, Twitter’ı WeChat’e dönüştürebilir mi sorusunu yanıtlarken WeChat’in fazlasıyla Çin’e özgü bir uygulama olduğuna dikkat etmek gerekiyor. WeChat hakkındaki en büyük eleştirilerden biri hükümetle uyumlu (!) çalışması ve uygulamanın hükümetin izleme aracı haline gelmesiydi. Belki bu kötü imajı belki de Çin pazarının büyüklüğü nedeniyle, 2014’te 468 milyon kullanıcıyı aşmış olmasına karşın Batı’ya doğru genişlemeyi bırakarak Çin pazarındaki konumunu güçlendirmeyi tercih etti.

Twitter -> X -> Süper Uygulama?

Elon Musk, Twitter’ı X olarak adlandırdı. Peki X’ten bir süper uygulama yaratabilecek mi? Johnson (2023) Foreign Policy‘de yayımlanan yazısında bunun neden zor olduğunu açıklıyor.

Musk’tan önce ondan daha fazla olanaklara sahip olan Alphabet (Google) ve Meta (Facebook) da bir süper uygulama yaratmayı denemiş ama başarısız olmuştu. Meta, birkaç sosyal ağa ve birkaç mesajlaşma uygulamasına sahipti. Pazar yerleri, video, ödemeler vb alanlara genişlemeyi denedi. Ancak bu denemelerin çoğu herhangi bir ölçeğe ulaşamadı. Meta’nın başarıları, bir şeyleri bir araya getirmek yerine ayrıştırmak ve parçalara ayırmaktan geldi. Google’ın ana şirketi Alphabet, arama, video, e-posta, ödemeler ve daha fazlası gibi çok çeşitli alanlarda başarılı oldu. Ancak bir sosyal ağ kurma girişimleri başarısız oldu ve Meta gibi, en büyük başarıları tek bir her şey uygulaması değil, ayrı uygulamalar ve markalardan geldi.

Süper uygulama için en temel işlev ödemelerin uygulama içine alınması. Ancak Çin’deki mobil ödemeler aykırı bir örnek teşkil ediyor. Kredi kartı kullanımı Çin’de hiç yaygınlaşamadı. Çin’in yeni orta sınıfı büyürken kredi kartları sadece sınırlı bir üst sınıf tarafından kullanılabiliyordu ama hiçbir zaman ulusal finansal altyapının sıradan bir parçası olamadı. Halk nakit paradan vazgeçmeye istekliydi ve çoğu satıcının ödeme şirketleriyle ilişkisi yoktu. Bu boşluğu Çin’de WeChat gibi uygulamalar doldurdu. Böylece Çin, bankasız, nakit temelli bir ekonomiden, kredi kartlarının benimsendiği bir orta aşama olmaksızın telefon temelli, uygulama ödemeli bir ekonomiye geçti. Kısacası WeChat ve Çin’deki benzerleri, Çin’e özgü belirli tarihsel koşullarda büyüdü. Çok sayıda ucuz akıllı telefona sahip, ancak geleneksel bankacılık veya kredi kartı olmayan büyük bir orta sınıf vardı. Teknoloji şirketleri, Çin hükümeti tarafından Batı rekabetinden korundular. Hükümet, daha gevşek düzenlemelerle iç rekabeti teşvik etti. Çinli yetkililer, ülkede ilk internet sağlayıcılarının kurulmasından bu yana dijital iletişim teknolojilerinin kontrolünü terk etmediler. Tencent ve Alibaba gibi devler, Çin hükümetine rağmen değil onun gözetiminde büyüdüler. Çinli yetkililer, sosyopolitik istikrarı tehlikeye atmadıkları ve tekno-milliyetçi siber egemenlik stratejileriyle uyumlu kaldıkları sürece bu hırslı şirketlerin verimsiz kamu sektörlerini bozmalarına göz yumdular.

Musk’ın hayalindeki X, ilk olarak hangi ülkede faaliyete geçebilir? ABD’de mi? Amerikalılar kredi kartı kullanımında oldukça deneyimliler. Ayrıca ülkede, bankacılık hizmetleri, kredi hizmetleri, ödeme uygulamaları, borsa komisyoncuları vb her düzeyde rekabet eden çok sayıda finans firması var. Musk, ABD’de çok daha rekabetçi bir pazara girmek zorunda kalacak. İnternetin yeni yeni benimsendiği Çin’de az sayıda yerli oyuncu vardı. Çin hükümeti ilk başlarda yurt içinde çoğunlukla tarafsız kaldı; ancak yabancı rekabeti dışarıda tutarak yerli ürünlerin gelişmesine izin verdi. ABD’nin rekabetçi pazarında X’i koruyacak bir ABD hükümeti olmayacak. AB’de ise tekelleşme karşıtı mevzuatlar daha güçlü ve güçlü teknoloji şirketlerine şüpheyle yaklaşılıyor. X, teorik olarak başarılı olsa bile, muhtemelen yasal olarak bunu yapmasına izin verilmeyecek. WeChat’i taklit etmeyi deneyecek Batılı şirketler hem hükümeti hem de şüpheci bir kamuoyunu karşılarına almak zorunda kalacaklar.

Kaynaklar

Chen, L. Y. (2022). Influence empire: inside the story of Tencent and China’s tech ambitioni, Hodder & Stoughton

Jia, L., Nieborg, D. B., & Poell, T. (2022). On super apps and app stores: digital media logics in China’s app economy. Media, Culture & Society, 44(8), 1437-1453.

Johnson, Ji. (2023). Elon Musk Can’t Make an American WeChat, https://foreignpolicy.com/2023/07/31/elon-musk-wechat-twitter-x-united-states-everything-apps/, son erişim 20.08.2023

Plantin, J. C., & De Seta, G. (2019). WeChat as infrastructure: The techno-nationalist shaping of Chinese digital platforms. Chinese Journal of Communication, 12(3), 257-273.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir