Yapay Zeka İş Yükünü Azaltmıyor, Aksine Yoğunlaştırıyor

Harvard Business Review’da yayımlanan makaleye göre, üretken yapay zekâ iş yükünü hafifletmek bir yana işi daha da yoğunlaştırıyor. Bu yoğunlaşma süreci üç ana biçimde karşımıza çıkıyor: Görev Kapsamının Genişlemesi: Üretken YZ, çalışanların bilgi eksikliklerini hızla giderdiği için kişilerin normalde başkalarına ait olan sorumlulukları da üstlenmesine yol açıyor. Bu durum, roller arasındaki sınırların belirsizleşmesine neden oluyor. İş ve Özel Yaşam Sınırlarının Bulanıklaşması: Bu sistemlerle etkileşim kurmak, resmi bir görevden ziyade doğal bir sohbet gibi hissettiriyor. Bu durum doğal molaları azaltırken, işin sabahın erken saatlerine veya akşam geç vakitlere herhangi bir kasıt olmaksızın sarkmasına neden oluyor. Çoklu Görev (Multitasking) Baskısı: Üretken YZ,

Devamını oku

Üretken Yapay Zekânın Regülasyonu ve Zorluklar

Özgür yazılım ile açık kaynak yazılım arasındaki ayrım, çoğu zaman teknik bir tercih gibi sunulsa da meselenin arka planında özgürlüğün nasıl tanımlandığına dair daha geniş bir tartışma yer alır. Açık kaynak yaklaşımı ağırlıklı olarak kaynak koduna erişimi merkeze alırken, Özgür Yazılım Hareketi özgürlük kavramını bunun ötesine taşır. Bu nedenle hareket, yalnızca yazılım geliştirme pratikleriyle değil, kullanılan kavramların taşıdığı anlamlarla ve bu anlamların toplumsal sonuçlarıyla da ilgilenir.

Devamını oku

Batı’nın Çin’deki Distopyası: Sosyal Kredi Sistemi

Batı medyasının Sosyal Kredi Sistemi bağlamında resmettiği Çin’deki distopik toplum, gerçeklikle pek uyuşmuyor. Kuşkusuz ABD dahil dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Çin’de de kitlesel gözetim teknolojilerinin kullanımı yaygın. Ancak akıllı dijital teknolojiler aracılığıyla Çinli yurttaşların her hareketini kesintisiz izleyen, bu izleme sonucu tüm yurttaşları puanlayan ve puanlarına göre ödüllendiren veya cezalandıran yekpare bir sistem, yalnızca Batı’nın hayal ürünü.

Devamını oku

Yüz Tanıma Teknolojisi

Yapay Zekâ (YZ) sistemlerinin katkılarıyla beraber son yıllarda yüz tanıma teknolojisinde (YTT) önemli ilerlemeler kaydedildi ve bu teknolojinin kullanımı dünya çapında yayıldı. İlk başlarda YTT hakkında çıkan haberlerde bazı ülkelerin YTT’yi havaalanlarındaki kimlik kontrollerini kolaylaştırmak amacıyla kullandığı, Çin ve Rusya gibi otoriter yönetimlerin ise bu teknolojiyi azınlık gruplarına karşı ve muhalefeti bastırmak için kullandığı yazılıyordu. Günümüzde ise YTT’nin hem çok çeşitli amaçlar için kullanıldığını hem de muhalefeti bastırmak için kullanımının sadece Çin ve Rusya ile sınırlı olmadığını biliyoruz.

Devamını oku

EuroStack Girişimi ve Dijital Egemenlik

Tüm dünyada hızlı ve altüst edici gelişmeler yaşanıyor. Teknolojik yenilikler hızlanıyor, küresel tedarik zincirleri parçalanıyor, ekonomik bağımlılıklar jeopolitik rekabetlerde etkili bir silah haline geliyor. Şubat ayında Paris’te gerçekleştirilen Yapay Zekâ (YZ) Eylem Zirvesi’nde de şahit olduğumuz gibi Avrupa, ABD ve Çin arasında sıkışmış durumda. Avrupa Birliği (AB) Trump yönetiminin “Önce Amerika” politikası ve saldırgan hamleleri karşısında bir çıkış yolu arıyor. Avrupa jeopolitik ve jeoekonomik olarak yüksek derecede risk altında. COVID-19, Ukrayna savaşı, yarı iletken kıtlığı ve artan enerji fiyatları Avrupa’nın küresel tedarik zincirlerine olan bağımlılığını gösteriyor. Özellikle otomotiv üretimi ve sağlık hizmetleri gibi sektörler, yaşanan aksaklıklardan ciddi biçimde etkilendiler. Elbette

Devamını oku

Yurttaşların Yapay Zekâ Süreçlerine Katılımı

24 Ağustos’ta Telegram’ın CEO’su Pavel Durov, Paris’in kuzeyindeki Le Bourget Havalimanı’nda Fransız polisi tarafından gözaltına alındı. Gözaltı sonrasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Twitter/X platformunda yaptığı açıklamada gözaltının siyasi bir karar olmadığını belirtti. Aslında Fransa, birkaç ay önce Durov ve platformun kurucu ortağı olan kardeşi için tutuklama emri çıkarmıştı. Durov bunu umursamamış ve büyük bir öz güvenle Fransa topraklarına geri döndüğünde de gözaltına alınmıştı. Savcılık tarafından yayınlanan belgede Durov, “yasal dinlemeler ve istihbari faaliyetler için gerekli bilgi veya belgelerin yetkili makamlara iletilmesini kabul etmemek, organize suç gruplarının yasa dışı işlemlerine ortam sağlayan bir çevrim içi platformun yöneticisi olmak, organize grupların çocuk

Devamını oku

Öneri Sistemleri: Sınırlılıklar ve Sorunlar

Nasreddin Hoca, evinin damında çalışırken aşağıya düşer. Komşuları başına toplanır ve hocayı soru yağmuruna tutarlar: ‘Hocam, nasıl düştün, neden dikkat etmedin, kırık var mı…’ Hoca, sorulardan bunalır ve komşularına aralarında damdan düşen biri olup olmadığını sorar. ‘Yok’ yanıtını alınca da ‘Öyleyse boşuna konuşmayın, benim halimden ancak damdan düşen anlar’, der. Aslında gündelik hayatımızda çoğu zaman Nasreddin Hoca’yı takip ederiz. Sadece daha iyi anlaşılmak ve dertleşmek için değil daha önce bizimle benzer sorunları yaşamış olanların deneyimlerine ve önerilerine daha çok önem verdiğimiz için yaparız bunu. Öneri sistemleri ise bu kendiliğinden eğilimimizi dijital dünyaya taşırlar. Artık benzer deneyimleri yaşamış kişileri kendimiz aramayız.

Devamını oku

Yerel Yönetimlerde Teknolojik Egemenlik

On yıl önce, eski bir NSA (National Security Agency – ABD Ulusal Güvenlik Ajansı) çalışanı olan Edward Snowden’ın sızdırdığı verilerden söz ediyorduk. Snowden’a göre NSA, yasaların izin verdiğinden çok daha fazlasını yapıyordu. Suçlu veya şüpheli olmasına bakmaksızın toplumun geneline ait verileri topluyor, filtreliyor ve analiz ediyordu. Snowden’ın ifşaatlarına göre ABD, bilişim şirketlerinden belirli kişilere ait verileri alabiliyordu. ABD’li yetkililer, bunun sadece kanunlar çerçevesinde ve mahkeme kararıyla gerçekleştiğini söylüyorlardı. Fakat NSA’nın bu şirketlerin sunucularına doğrudan erişebildiğini gösteren belgeler vardı. Bu ifşaatlar karşısında bir çoğumuz huzur içinde sıradanlığımıza sığınmıştık. Sonuçta istihbarat örgütleri için sıradan insanlardık; telefonumuzu dinleseler veya e-postalarımız okusalar ne olurdu?

Devamını oku

Açık Kaynak Yazılımdan Açık Yapay Zekâya

Richard Stallman’ın 40 yıl önce, 27 Eylül 1983’te, gönderdiği bir e-posta tarihin akışını değiştirdi. Stallman, e-posta’da GNU (Gnu’s Not Unix – GNU, Unix Değildir) adlı bir işletim sistemi geliştireceğini ve GNU’yu onu kullanabilen herkese bedava (free) olarak vereceğini yazıyordu. Daha sonra Stallman niyetini özensiz bir şekilde ifade ettiğini belirtecekti:

Devamını oku

Yapay Zeka Etiği ile Göz Boyama

Facebook/Cambridge Analytica skandalının ardından teknoloji şirketlerinin iş modelleri mercek altına alındı ve faaliyetleri sorgulanmaya başlandı. Google’ın insansız hava aracı saldırılarını iyileştirebilecek bir Pentagon programına katılması şirket çalışanları tarafından protesto edildi. Diğer yandan YZ’nin (yapay zekâ) gündelik hayattaki kullanımından kaynaklı (otomatik karar sistemlerinin kararları, mahremiyet, yüz tanıma sistemleri vb) sorunlar da giderek kendini gösteriyordu. Bu koşullarda, şirketlerin faaliyetlerinin düzenlenmesi gerektiği düşüncesi kamuoyunda ve siyasetçiler arasında yaygınlaşırken YZ etiği şirketler için hem dışarıdan düzenlemelere karşı çıkmanın hem de şirket dışında ve içinde sarsılan imajlarını toparlamanın bir aracı haline geldi. Veri ve bundan sağlanan YZ’ye dayalı kapitalizminin ortaya çıkardığı sorunların bilgisayar bilimcileri ve

Devamını oku