Nesnelerin İnterneti

20-23 Ocak 2016’da Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun ana teması Dördüncü Sanayi Devrimi’ydi. Dördüncü Sanayi Devrimi, hem dünyada hem de Türkiye’de 2016’nın en çok tartışılan konularından biri oldu. 2016 yılının mart ayında TÜSİAD, Sanayi 4.0 Raporu’nu yayımladı (http://www.tusiad.org/indir/2016/sanayi-40.pdf). Sonrasında da Sanayi 4.0 hakkında çok şey yazıldı ve bunun ülkemiz için önemli bir fırsat olduğu tekrarlanıp durdu. Hatta Türkiye’nin ilk bilgisayar mühendislerinden olan Erol Bilecik’in TÜSİAD başkanlığı Sanayi 4.0 ile ilişkilendirildi:

Devamını Oku →

Bildiğimiz İnternet’in sonu mu?

Ağustos ayı sonunda BBC Türkçe’de “İran milli internet ağı kurdu” başlıklı bir haber yayımlandı. Haberin devamında ise İran’ın milli internet kurma projesinin bütününün değil ama ilk aşamasının tamamlandığı belirtiliyordu. Milli internet fikri ilk kez 2010’da ortaya atılmış ve projenin 2015 yılında tamamlanması hedeflenmişti. Haberde İran hükümetinin ve muhaliflerin proje hakkındaki görüşlerine de yer veriliyordu. İran hükümeti, milli internetin “yüksek kalitede, hızlı ve az maliyetli” internet bağlantısı sağlayacağını iddia ederken muhalifler projenin iktidarın gözetim olanaklarını artıracağına dikkati çekiyorlardı (http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-37212801). Yalnız İran’ın değil, yazının devamında tartışılan diğer aktörlerin de girişimleriyle İnternet yerini internetlere bırakıyor.

Devamını Oku →

Cam Fanusta Yazılım Olmaz

2000 yılında bir arkadaşım, kasabalarındaki kömürcünün bir yazılım yaptırmak istediğini söylemişti. Kömürcü, komşusu bakkalı kıskanmıştı. Bakkal, borcuna itiraz eden bir müşteri olduğunda “Ben söylemiyorum, bak bilgisayara” diyerek bilgisayarında çalışan yazılımı gösteriyor, bilgisayarın hikmetinden sual olunamayacağından müşteri uysalca borcunu ödüyordu. Kömürcü de daha sorunsuz müşteri ilişkileri yönetimi için komşusu gibi veresiye defterini atmak ve yerine bilgisayar koymak istiyordu.

Devamını Oku →

Cybersyn: Cesaret ve Aklın Gücüyle

Barack Obama’nın 2012 ABD Başkanlık seçimlerindeki zaferinde Amazon’un (amazon.com) bulut bilişim hizmetinin önemli bir rolü vardır. TSE’nin (2013) bulut bilişim tanımında belirtildiği gibi Amazon’un sunduğu “işlemci gücü ve depolama alanı gibi bilişim kaynaklarının ihtiyaç duyulan anda, ihtiyaç duyulduğu kadar kullanılması” ile seçim kampanyasına özel bir altyapıya gerek kalmamıştır. Kampanya için AWS (Amazon Web Services) üzerinde çalışan 200’den fazla uygulama kullanılmış ve bu uygulamalar milyonlarca kullanıcıya hizmet etmiştir. Kampanya çalışanları, çeşitli kaynaklardan akan verileri olası seçmenleri belirlemek ve gruplamak için kullanmış, neredeyse gerçek zamanlı elde edilen verilerin analiziyle kaynakları ihtiyaç duyulan alanlara kaydırarak ve doğru kişiye, doğru zamanda, doğru reklamları iletebilmiştir. Kullanılan uygulamalardan bazıları şunlardır (https://aws.amazon.com/blogs/aws/aws-in-action-behind-the-scenes-of-a-presidential-campaign/):

Devamını Oku →

Bildiğimiz sosyal bilimlerin sonu mu?

Abdurrahman Dilipak’ın bir konferansta söylediği sözler sosyal medyada alay konusu oldu. Dilipak, kredi kartı harcamalarımızın analistlere çok önemli ipuçları sunduğunu söylüyor ve insanları buna ilgisiz kalmamaları konusunda uyarıyordu. Dilipak’ı sosyal medyada alay konusu yapan ise verdiği örnekti [1]:

…kırmızı renk otomobil alan kadınlar genellikle üniversiteli kadınlardır. Kırmızı renk otomobil alan kadınlar sert sigara kullanıyorlar, içki kullanıyorlar. Bu kadınlar evlenemiyorlar ya da evliliklerini sürdüremiyorlar. Bu kadınlar kavgacı çok kaza yapıyorlar ve CHP’ye oy veriyorlar.

Devamını Oku →

Belge Özgürlüğü Günü

2008 yılından itibaren, Mart ayının son çarşambası Belge Özgürlüğü Günü (Document Freedom Day – http://documentfreedom.org/) olarak kutlanıyor. Belge Özgürlüğü Günü (BÖG), FSFE’nin (Free Software Foundation Europe – Avrupa Özgür Yazılım Vakfı) öncülüğünde düzenleniyor ve kullanıcıları açık standartlar ve açık belge biçimleri (formatları) konusunda bilinçlendirmeyi hedefliyor. BÖG, hedef kitlesinin özellikle teknik olmayan kullanıcılar olduğunu söylüyor. Ancak ülkemizde başta Türk bilişimcileri olmak üzere teknik olarak nitelendirilebilecek kesimlerin de açık standartlar konusunda duyarsız davrandığının altını çizmek gerekiyor. Devamını Oku →

Pardus: Nereden nereye?

Pardus, ilk yerli GNU/Linux dağıtımı değildi. Pardus’tan önce de Türkiye’de GNU/Linux kullanılıyordu. Pardus, projenin başında belirtilen birçok hedefini gerçekleştirememiş olmasına karşın Türkiye’de GNU/Linux’un tanınırlığını ve kullanımını arttırmayı başardı. GNU/Linux’u bilgisayar meraklılarının elinden alıp normal kullanıcılara taşıdı. Ancak Pardus bugün önemli bir yol ayrımında. Projenin geleceği konusunda bir belirsizlik var. Bu yazıda, Pardus’un tarihsel gelişimine, bu yol ayrımına nasıl gelindiğine ve geleceği hakkında yapılan tartışmalara yer verilecek.

Devamını Oku →