Üretken Yapay Zekânın Regülasyonu ve Zorluklar

Özgür yazılım ile açık kaynak yazılım arasındaki ayrım, çoğu zaman teknik bir tercih gibi sunulsa da meselenin arka planında özgürlüğün nasıl tanımlandığına dair daha geniş bir tartışma yer alır. Açık kaynak yaklaşımı ağırlıklı olarak kaynak koduna erişimi merkeze alırken, Özgür Yazılım Hareketi özgürlük kavramını bunun ötesine taşır. Bu nedenle hareket, yalnızca yazılım geliştirme pratikleriyle değil, kullanılan kavramların taşıdığı anlamlarla ve bu anlamların toplumsal sonuçlarıyla da ilgilenir.

Devamını oku

Yüz Tanıma Teknolojisi

Yapay Zekâ (YZ) sistemlerinin katkılarıyla beraber son yıllarda yüz tanıma teknolojisinde (YTT) önemli ilerlemeler kaydedildi ve bu teknolojinin kullanımı dünya çapında yayıldı. İlk başlarda YTT hakkında çıkan haberlerde bazı ülkelerin YTT’yi havaalanlarındaki kimlik kontrollerini kolaylaştırmak amacıyla kullandığı, Çin ve Rusya gibi otoriter yönetimlerin ise bu teknolojiyi azınlık gruplarına karşı ve muhalefeti bastırmak için kullandığı yazılıyordu. Günümüzde ise YTT’nin hem çok çeşitli amaçlar için kullanıldığını hem de muhalefeti bastırmak için kullanımının sadece Çin ve Rusya ile sınırlı olmadığını biliyoruz.

Devamını oku

Siber Özgürlükçülük

Can Dündar’ın 10 Ocak 2025 tarihinde yayınladığı videonun başlığı “Küresel oligarşi, aşırı sağı pompalıyor”du. Dündar, Elon Musk’ın, Almanya’nın aşırı sağcı lideriyle röportaj yapmasını ve onu “başbakanlığın güçlü adayı” olarak pazarlamasını bir skandal olarak nitelendiriyordu. Röportaj, Hitler’in aslında komünist olduğu, Kaliforniya’da hırsızlığın serbest olduğu gibi kanıtsız iddialar, komplo teorileri ve yalanlarla doluydu. Musk, bir hafta önce de Die Welt’e yazdığı bir makalede aşırı sağcı AfD’den (Almanya için Alternatif) “Almanya için son umut kıvılcımı” diye söz etmişti (https://www.youtube.com/watch?v=LOIuO4U4CXY).

Devamını oku

Yazılımların Karmaşıklaşması ve Platformların Gücü

Bilişim teknolojileri uzunca bir süredir gündelik yaşamın kritik bir parçası. Bir yandan, gündelik yaşamın giderek daha geniş bir alanını etkiliyorlar. Eğitimden sağlığa, altyapı hizmetlerinden sosyal ilişkilere kadar bilişim teknolojilerinin yaşamımızdaki yeri giderek genişliyor. Diğer yandan, bilişim teknolojilerinin yaşamımızdaki etkileri de derinleşiyor ve onlara bağımlılığımız artıyor. 19 Temmuz 2024’te yaşamın bir çok alanını etkileyen kaosun söz konusu genişleme ve derinleşmenin bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Kaos, bilgisayar güvenliği hizmeti veren bir “endpoint protection” (uç nokta koruma) firması olan CrowdStrike’ın gönderdiği bir güncelleme ile başladı. CrowdStrike’ın güncellemesi sonucunda Microsoft Windows işletim sistemli bilgisayarlar çöktü ve bilgisayarların düzgün bir şekilde açılmasını engelleyen, Mavi Ölüm

Devamını oku

Elon Musk’ın WeChat Rüyası

Elon Musk, Twitter’la oynamaya devam ediyor. Önce Twitter’a yeni kurallar getirmeye çalıştı, sonra gelen tepkilere göre koyduğu kuralları yeniden düzenledi. Paralı üyeliği teşvik edici düzenlemeler yaptı. Reklam gelirinin bir kısmını paralı üyelerle paylaştı. Musk, sallapati adımlar atıyormuş gibi görünse de aslında belirli bir vizyon doğrultusunda ilerlemeye ve Twitter’dan bambaşka bir uygulama çıkarmaya çalışıyor. Geçen yılki açıklamasında bunun ipucunu vermiş, Twitter alımının her şeyin uygulaması X’i yaratmayı hızlandıracağını belirtmişti.

Devamını oku

Altyapılaşan Bir Platform: Alibaba

ABD Başkanı Joe Biden, Ocak ayında Wall Street Journal’da yayımlanan yazısında Cumhuriyetçileri ve Demokratları teknoloji devlerinin suistimallerine karşı birleşmeye çağırdı. 2016 ABD seçimleri ve Facebook/Cambridge Analytica skandalından sonra teknoloji devlerinin iş modelleri ve yarattıkları sorunlar daha çok tartışılıyordu. Şirketler, en kişisel verileri topluyor, paylaşıyor ve kullanıyorlardı. İnsanların kendi platformlarında daha fazla zaman geçirmeleri için sıklıkla onları kutuplaştırıcı içeriklere yönlendiriyorlardı. Biden, teknoloji şirketlerini neden oldukları sorunlardan sorumlu tutacak güçlü bir yasanın hazırlanması için Demokratların ve Cumhuriyetçilerin bir araya gelmesi gerektiğini savunuyor (https://www.wsj.com/articles/unite-against-big-tech-abuses-social-media-privacy-competition-antitrust-children-algorithm-11673439411).

Devamını oku

Başka Bir Ulaşım, Başka Bir Şehir

Eylül ayında SEC (Securities and Exchange Commission – ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu), Oracle’ın 2016-2019 yılları arasında Yabancı Yolsuzluk Uygulamaları Yasası (FCPA) hükümlerini ihlal ettiğini duyurdu. SEC’e göre Oracle’ın Türkiye ve BAE’deki yan kuruluşları, Oracle politikalarını ve prosedürlerini ihlal ederek yabancı yetkililerin teknoloji konferanslarına katılmaları için rüşvet fonlarını kullanmıştı. Bu fonlar sayesinde yetkililerin aileleri uluslararası konferanslarda ve Kaliforniya’ya yapılan yan gezilerde kendilerine eşlik etmişti. Oracle, SEC’in iddiaları karşısında sessiz kalmayı tercih etti. Söz konusu iddiaları kabul eden ya da reddeden bir açıklama yapmadı ama hakkındaki yolsuzluk dosyasını kapatmak için SEC’in 23 milyon dolarlık cezasını ödemeyi kabul etti (https://www.sec.gov/news/press-release/2022-173).

Devamını oku

Teknolojik Çözümcülük

2016’daki ABD seçimleri sonrası patlak veren Facebook/Cambridge Analytica skandalı sonrasında teknoloji şirketleri bir meşruiyet krizi içine girdiler. Özellikle internet kullanıcılarının gözetimi üzerine kurulu iş modelleri daha çok sorgulanmaya başlandı. Daha bir kaç yıl öncesinde Wall Street’ten Tahrir Meydanı’na demokrasinin yıldızı olarak görülen bu şirketler artık herkesin eleştirdiği “kötü adamlar”dı. Google, Facebook ve Amazon gibi teknoloji şirketleri bir kelime oyunuyla kötü (BAADD) olmakla suçlanıyorlardı: büyük (big), rekabeti engelleyen (anti-competitive), bağımlılık yapan (addictive) ve demokrasi için yıkıcı (destructive) aktörlerdi (https://www.economist.com/leaders/2018/01/18/how-to-tame-the-tech-titans). Düzenleyici kurumların ve politikacıların hedefindeydiler; kamuoyu desteği giderek azalıyordu.

Devamını oku

Çin’in Teknoloji Politikaları ve Huawei

Donald Trump döneminde Çinli şirketlerin faaliyetlerini kısıtlamak amacıyla çeşitli adımlar atılmış hatta Huawei’in Mali İşler Başkanı Meng Wanzhou, ABD’de başlatılan soruşturma kapsamında 1 Aralık 2018’de Kanada’da gözaltına alınmıştı. Meng Wanzhou aynı zamanda Huawei’in kurucusu Ren Zhengfei’nin de kızıydı. Ancak gözaltının öncesine ve sonrasına baktığımızda ABD’nin bu hamlesinin Trump’ın fevri hareketlerinden biri olmadığı görülüyor. ABD yönetimi, uzunca bir süredir başta Huawei olmak üzere Çinli şirketleri bir tehdit olarak algılıyor ve şirketlerin faaliyetlerini yalnızca ABD’de değil, tüm dünyada kısıtlamaya çalışıyor. Joe Biden’in seçimi kazanmasından sonra yapılan ilk açıklamalar ABD’nin Çinli şirketlere karşı politikasının değişmeyeceğini gösteriyor. Beyaz Saray Basın Sekreteri Jen Psaki (https://pandaily.com/president-biden-reviews-u-s-china-relations-and-huawei-dispute/)

Devamını oku

Kent İşletim Sistemleri

Daha önce akıllı şehirler hakkında yazdığım yazılarda şehirleri bir bilgisayar gibi ele alan yaklaşımları aktarmıştım. Siemens, akıllı şehirleri bir açık hava bilgisayarına benzetiyordu. Jenny McGrath, Kansas City’deki akıllı şehir projesi hakkındaki yazısında akıllı şehri, algılayıcılarla donatılmış ve uygulamalara ihtiyaç duyan dev bir akıllı telefon gibi görüyordu (bkz. https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2020/04/01/sirketlerin-ve-hukumetlerin-yonettigi-akilli-sehirler/). Bu yazıda ise Luque-Ayala ve Marvin’in (2020), Kent İşletim Sistemleri: Hesaba Dayalı Şehri Üretmek adlı çalışmasına yer vereceğim. Fakat bu konuya geçmeden önce geçen ayın en çok tartışılan konularından biri olan WhatsApp’ın yeni gizlilik politikasına kısaca değinmek istiyorum. Önümüzdeki günlerde akıllı şehirler ve platform ekonomilerini (bu arada Uber’in Türkiye’de yeniden faaliyete geçeceğini

Devamını oku