Yapay Zekâ İşsiz Bırakacak mı?

Çin’de bir teknoloji şirketi, kıdemli bir çalışanının yerine yapay zekâ kullanma kararı alarak işine son verdi. Mahkeme kayıtlarında çalışanın soyadının Zhou olduğu belirtilirken şirketin adı açıklanmadı. Zhou, büyük ölçekli yapay zekâ dil modelleriyle çalışıyor, bu sistemlerin kullanıcılar için ürettiği yanıtların doğruluğunu denetliyordu. Yapay zekâ görevi devralmadan önce yıllık 300 bin yuan (yaklaşık 43.900 dolar) maaş alıyordu.

Devamını oku

Yapay Zekâ Önce Kendini Evlatlarını mı Yiyecek?

Üretken yapay zekânın yetenekleri hâlâ belirli sınırlara sahiptir ve yazılım geliştirme süreci, yüksek vasıflı bir iş gücüne ihtiyaç duymaya devam etmektedir. Kodlamanın otomasyonu operasyonel süreçleri hızlandırsa da hataları ayıklamak, çıktıları stratejik olarak yönlendirmek ve yüksek riskli ortamlarda yapay zekâyı denetlemek için insan becerisi vazgeçilmezdir. Ancak bu araçların yoğun kullanımının profesyonel geliştiricilerin yetkinlik gelişimini (vasıf kaybı/kazanımı) uzun vadede nasıl etkileyeceği, günümüzün en kritik tartışma konularından birini oluşturmaktadır.

Devamını oku

Gençlik, Gelecek…

Üretken yapay zekânın şirketlerdeki giriş seviyesi pozisyonları önemli ölçüde azaltabileceğine dair uyarılar artıyor. Ancak bazı şirketler, genç çalışanları işgücü havuzunun dışında bırakmanın uzun vadede sürdürülebilir bir strateji olmadığını düşünüyor. IBM İnsan Kaynakları yöneticisi Nickle LaMoreaux da bugün yapılan giriş seviyesi işe alımların şirketlerin birkaç yıl sonraki başarısında belirleyici olacağını vurguluyor:https://fortune.com/2026/02/13/tech-giant-ibm-tripling-gen-z-entry-level-hiring-according-to-chro-rewriting-jobs-ai-era/ Öğrencilere staj imkânı sunmak ve yeni mezunları istihdam etmek, ülkenin geleceği açısından da stratejik bir önem taşıyor.

Devamını oku

Yapay Zeka İş Yükünü Azaltmıyor, Aksine Yoğunlaştırıyor

Harvard Business Review’da yayımlanan makaleye göre, üretken yapay zekâ iş yükünü hafifletmek bir yana işi daha da yoğunlaştırıyor. Bu yoğunlaşma süreci üç ana biçimde karşımıza çıkıyor: Görev Kapsamının Genişlemesi: Üretken YZ, çalışanların bilgi eksikliklerini hızla giderdiği için kişilerin normalde başkalarına ait olan sorumlulukları da üstlenmesine yol açıyor. Bu durum, roller arasındaki sınırların belirsizleşmesine neden oluyor. İş ve Özel Yaşam Sınırlarının Bulanıklaşması: Bu sistemlerle etkileşim kurmak, resmi bir görevden ziyade doğal bir sohbet gibi hissettiriyor. Bu durum doğal molaları azaltırken, işin sabahın erken saatlerine veya akşam geç vakitlere herhangi bir kasıt olmaksızın sarkmasına neden oluyor. Çoklu Görev (Multitasking) Baskısı: Üretken YZ,

Devamını oku

EuroStack Girişimi ve Dijital Egemenlik

Tüm dünyada hızlı ve altüst edici gelişmeler yaşanıyor. Teknolojik yenilikler hızlanıyor, küresel tedarik zincirleri parçalanıyor, ekonomik bağımlılıklar jeopolitik rekabetlerde etkili bir silah haline geliyor. Şubat ayında Paris’te gerçekleştirilen Yapay Zekâ (YZ) Eylem Zirvesi’nde de şahit olduğumuz gibi Avrupa, ABD ve Çin arasında sıkışmış durumda. Avrupa Birliği (AB) Trump yönetiminin “Önce Amerika” politikası ve saldırgan hamleleri karşısında bir çıkış yolu arıyor. Avrupa jeopolitik ve jeoekonomik olarak yüksek derecede risk altında. COVID-19, Ukrayna savaşı, yarı iletken kıtlığı ve artan enerji fiyatları Avrupa’nın küresel tedarik zincirlerine olan bağımlılığını gösteriyor. Özellikle otomotiv üretimi ve sağlık hizmetleri gibi sektörler, yaşanan aksaklıklardan ciddi biçimde etkilendiler. Elbette

Devamını oku

Toplum için Yapay Zekâ

Silikon Vadisi’nin en zengin yatırımcılarından biri olan Marc Andreessen, geçen yıl yayımladığı Tekno-iyimser Manifesto’da başlıca düşmanlarını listeler (https://a16z.com/the-techno-optimist-manifesto/). Andreessen, düşmanlarının kötü insanlar değil, kötü fikirler olduğunu vurguladıktan sonra günümüz toplumunun altmış yıldır “varoluşsal risk”, “sürdürülebilirlik”, “çevre, toplum ve yönetişim”, “sürdürülebilir kalkınma hedefleri”, “sosyal sorumluluk”, “paydaş kapitalizmi”, “ihtiyat ilkesi”, “güven ve emniyet”, “teknoloji etiği”, “risk yönetimi”, “büyümeyi durdurma”, “büyümenin sınırları” gibi çeşitli isimler altında teknolojiye ve yaşama karşı kitlesel bir moral bozma kampanyalarına maruz kaldığını iddia eder. Bu moral bozma kampanyasının arkasında ise çoğu komünizmden türeyen, geçmişin kötü fikirleri vardır. Andreessen’in bazı düşmanları şunlardır:

Devamını oku

Yerel Yönetimlerde Teknolojik Egemenlik

On yıl önce, eski bir NSA (National Security Agency – ABD Ulusal Güvenlik Ajansı) çalışanı olan Edward Snowden’ın sızdırdığı verilerden söz ediyorduk. Snowden’a göre NSA, yasaların izin verdiğinden çok daha fazlasını yapıyordu. Suçlu veya şüpheli olmasına bakmaksızın toplumun geneline ait verileri topluyor, filtreliyor ve analiz ediyordu. Snowden’ın ifşaatlarına göre ABD, bilişim şirketlerinden belirli kişilere ait verileri alabiliyordu. ABD’li yetkililer, bunun sadece kanunlar çerçevesinde ve mahkeme kararıyla gerçekleştiğini söylüyorlardı. Fakat NSA’nın bu şirketlerin sunucularına doğrudan erişebildiğini gösteren belgeler vardı. Bu ifşaatlar karşısında bir çoğumuz huzur içinde sıradanlığımıza sığınmıştık. Sonuçta istihbarat örgütleri için sıradan insanlardık; telefonumuzu dinleseler veya e-postalarımız okusalar ne olurdu?

Devamını oku

Veri Sahipliği Demokrasisi ve Dijital Sosyalizm

Sosyolog Zeynep Tüfekçi, altı yıl önceki TED konuşmasında, bipolar kişilik bozukluğunda mani döneminin ön belirtilerinin klinik semptomlardan önce sosyal medya paylaşımlarından anlaşılabileceğinden bahsediyordu. Mani döneminde insanlar alışveriş yapmaya daha meyilli oluyorlar. Kuşkusuz bu bilgi, iş modelleri hedefli reklamcılık üzerine kurulu şirketler (özellikle Google ve Facebook) için önemlidir (https://www.youtube.com/watch?v=iFTWM7HV2UI). İş modeli hedefli reklamcılık üzerine kurulu bir şirket için çalışan bir yazılım mühendisi, internet kullanıcısının mani döneminde olup olmadığını tahmin edebileceği bilgisine ulaştığında bunu görmezden gelebilir mi? Etik bilgisi ve hassasiyetleri yüksek olduğu için bu durumu görmezden geldiğini varsayalım. Fakat bu bilgi, belirli kişilere belirli reklamları göstermeyi hedefleyen bir şirket için çalışan

Devamını oku

Yapay Zekâ ve Alternatif Politikalar

İlk küresel “Yapay Zekâ Güvenliği Zirvesi”, 1-2 Kasım tarihlerinde Londra’da gerçekleşti. Zirvenin düzenlendiği yer, Bletchley Park, bilgisayar bilimi açısından tarihi bir öneme sahipti. Bletchley Park, II. Dünya Savaşı boyunca Nazi Almanyası’nın Enigma ve Lorenz şifrelerinin çözümünde bir üs olarak kullanılmıştı. Ülkemizin de katıldığı bu ilk küresel YZ (Yapay Zekâ) zirvesinde 28 ülkeden temsilci vardı.

Devamını oku